Ermenek Müzesi'nde Hulûsi Göksu Odası: TBMM'nin İlk Ermenekli Milletvekilinin Toplantı Salonu
Ermenek Ahmet Keleşoğlu Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde özel bir sergi: TBMM I. Dönem Konya Milletvekili ve iki dönem Ermenek Belediye Başkanlığı yapmış merhum Hulûsi Göksu'nun evinin toplantı salonu, torunları tarafından müzeye bağışlanarak restore edildi. 19 Haziran 2026'da ziyarete açılan müzede bu tarihi oda, Ermenek'in kültürel mirasını yaşatıyor.
Ermenek Ahmet Keleşoğlu Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde tarihi bir sergi ziyaretçilerini bekliyor: TBMM I. Dönem Konya Milletvekili ve iki dönem Ermenek Belediye Başkanlığı yapmış merhum Hulûsi Göksu'nun (1873–1946) evinin toplantı salonu, torunları tarafından müzeye bağışlanarak restore edildi ve 19 Haziran 2026'da açılan müzede sergileniyor. Bu yazıdaki bilgiler ve fotoğraflar, TBMM arşivinden torunları tarafından alınmış; torunu Hulusi Bahçeevli tarafından paylaşılmıştır.
2023 yılında sökümü tamamlanıp müzeye nakledilen odanın hikâyesini buradan okuyabilirsiniz →
Müzede Bu Oda Ne Anlama Geliyor?
Gezmiş olduğunuz bu oda, TBMM I. Dönem Konya Milletvekili ve iki dönem Ermenek Belediye Başkanlığı yapmış olan Hulûsi GÖKSU'nun evinin sağlam kalan bir odasıdır.
(Doğum 1873 – Ölüm 1946)Gezmiş olduğunuz ev, Hulûsi GÖKSU'nun torunları tarafından Ermenek kültürünün ve tarihinin yaşatılması ve korunması amacıyla Ermenek Müzesi'ne hediye edilmiştir.
Hulûsi Göksu Kimdir?
Hulûsi Göksu, 1873 yılında Rıza Bey ve Rabia Hanım'ın çocuğu olarak Ermenek'in Taşbaşı Mahallesi'nde dünyaya gelmiştir. Mensubu olduğu ailenin eğitime verdiği önem dolayısıyla ailesinde Osmanlı bürokrasisinde görev alan kişiler bulunmaktaydı. Hulusi Bey'in dedesi Hacı İbrahim Efendi, ilmiye sınıfına mensup olup Sultan Abdülmecit Dönemi'nde Osmanlı ordusunun subay sınıfında kâtip olarak görev yapmıştır. Babası Rıza Efendi ise İstanbul Beşir Ağa ve Nişancı Medreselerinde eğitim görürken yeni açılan Mülkiye Mektebine kaydını yaptırmış ve buradan mezun olduktan sonra kaymakamlık ve il idare meclisi üyeliği gibi kamu yönetiminde görevler yürütmüştür.
İlk ve orta öğrenimini Sıbyan Mektebi ve Ermenek Rüştiyesinde tamamlayan Hulûsi Bey, ardından medrese eğitimi almış ve bu süreçte az düzeyde Arapça ve Farsça öğrenmiştir. Eğitimi sonrası kamu hizmetlerine atılmış; tapu ve kadastro başkâtipliği, Aralık 1904 ile Mart 1905 arası Ermenek Belediye Başkanlığı, Konya İl Genel Meclisi üyeliği gibi önemli görevler yapmıştır.
TBMM I. Dönem Milletvekili: Milli Mücadeledeki Rolü
Hulûsi Bey, Birinci Meclise (TBMM) katılabilmek için Konya'dan milletvekili adayı olmuş; 28 Mart 1920'de yapılan seçimlerde 18 milletvekili adayı arasında 49 oy alarak Mecliste Konya'yı temsil etme hakkını kazanmıştır. Böylelikle Hulûsi Bey, Anadolu'nun işgal edildiği zorlu bir dönemde milletvekili olarak görev yapmış ve ülkenin bağımsızlık mücadelesine katkı sağlamıştır.
Çevresinde milliyetçi, vatansever ve dinî bütün bir insan olarak tanınan Hulûsi Bey, dönemin olağanüstü şartları gereği Birinci Meclise açılışından üç gün sonra, yani 26 Nisan 1920'de katılabilmiştir. Bir gün sonra da Meclisin Adalet ve İçişleri komisyonu üyeliklerine seçilmiştir.
Delibaş İsyanı ve Ermenek'in Savunulması
Ekim 1920'de başlayan Delibaş isyanının Konya vilayetinin geneline yayılarak tehlikeli bir hâl alması üzerine Konya Valiliği Hulûsi Bey'den o sırada bulunduğu memleketi Ermenek'ten ayrılmamasını istemiştir. İsyan Karaman'da kontrol altına alınmış; fakat isyancılar 9 Ekim 1920 günü Bozkır yönüne kaçarak yeniden toparlanmaya başlamıştır.
Bu durum Ermenek için ciddi bir tehdit oluşturmuştur. Ermenek ve çevresinde tanınan ve Delibaş isyanına katılan Arslan İsmail Oğlu Mehmet ve adamlarının hedefinde Ermenek'i ele geçirmek vardır. 300 kişiyle harekete geçen bu asilere, isyancılar tarafından Karaman'da kaymakam ilan edilen Avukat (Hadimli) Mustafa Asım Efendi de katılmıştır.
Bu şekilde birleşerek şehri ele geçirmek isteyen isyancı gruplara karşı Ermenek'te bulunan Hulûsi Bey, bir taraftan şehri savunmak için hazırlıkları koordine etmiş, bir taraftan da İçel ve Konya'dan millî kuvvetlerin desteğini istemiştir. Bu çağrı üzerine hızlı bir şekilde İçel Mutasarrıfı Hilmi Bey harekete geçmiş ve 17 Ekim gecesi kazaya gelmiştir. Aynı gece Belediye binasında Hulûsi Bey'in de katıldığı bir toplantı tertip edilmiş; burada Ermenek'e gelen millî kuvvetler ile kazanın mahallî güçleri ve imkânları birleştirilerek asilere karşı gerekli bütün tedbirler alınmıştır.
Yapılan hazırlıklardan habersiz olan isyancılar, 18 Ekim 1920 günü Ermenek'i kuşatmış ve yaklaşık sekiz saat süren küçük çaplı bir muharebe meydana gelmiştir. Yapılan çatışmada asiler dağılmış bir hâlde, arkasında çok sayıda ölü, yaralı ve esir bırakarak Güneyyurt kasabasına doğru kaçmak zorunda kalmıştır. İsyancıların liderlerinden Mustafa Asım kaçmış; Şaki Mehmet ise yaralı olarak ele geçirilmiş ve Ermenek Bidayet Mahkemesince Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun ikinci maddesine göre idama mahkûm edilmiştir.
M. Kemal Atatürk, yukarıda belirtilen isyanın bastırılması sonucunda dağılan isyancıların tekrar toplanarak başkaldırmaları ihtimalini de düşünerek Hulusi Bey'in Ermenek'te kalmasını istemiştir. Daha sonra sağlık sorunları ve dönemin ağır şartları neticesinde Meclis çalışmalarına bir daha katılamamış; milletvekilliği de sona ermiştir.
Milli Mücadele Sonrası Hayatı ve İkinci Belediye Başkanlığı
Hulusi Bey, Millî Mücadele sonrası Ermenek'te zirai ve ticari faaliyetlerine devam ederek sakin bir yaşam sürmüştür. Bununla birlikte ikamet ettiği memleketi Ermenek için siyasi göreve yıllar sonra yeniden talip olmuş ve 1944 yılında ikinci kez Ermenek Belediye Başkanlığına seçilmiştir. Doğduğu topraklar için belediye hizmetlerini sürdürürken 21 Mart 1946 günü vefat etmiştir. Kabri Ermenek Yassıkaya Aile Mezarlığındadır.
Hulusi Bey, kendi çocukları ile birlikte Ermenek'teki imkânları kısıtlı olan akıllı çocukların okuyarak eğitim almaları için elinden geleni yapmıştır. Elektrik Santrali için çarşı içerisinde bulunan iki dükkanını satıp en fazla maddi destek veren kişi olmuştur.
Devlet Hizmetinde Süregelen Bir Aile Mirası
Mensubu olduğu aile, siyaset ve kamu hizmetlerinde başarılı kişiler yetiştirmeye Cumhuriyet Dönemi'nde de devam etmiştir:
- Oğlu Rıfat Orhan Göksu — Danıştay Birinci Daire Başkanlığı, Anayasa Mahkemesi Üyeliği ve Anayasa Mahkemesi Başkan Vekilliği görevini ifa etmiş; yaş haddinden emekli olmuştur.
- Oğlu Ali Rıza Göksu — 1960 yılında Danıştay Birinci Daire Başkanlığına seçilmiştir. 27 Mayıs Darbesi'nden sonra "1961 Anayasası"nı hazırlamak için kurulmuş olan Kurucu Mecliste Yargı Organları Temsilcisi olarak görev almış; ardından Danıştay Başkanlığı görevine atanmış ve bu görevi 13 Temmuz 1968 tarihinde yaş haddinden emekliye ayrılana dek sürdürmüştür.
- Oğlu Opr. Dr. Burhan Göksu — Dahiliye uzmanı olarak Konya ve Ankara Numune Hastanelerinde Başhekimlik görevlerinde bulunmuştur.
- Oğlu Mustafa Adnan Göksu — Ermenek'te Öğretmenlik ve Müdürlük yaptıktan sonra Millî Eğitim Bakanlığı Özlük İşleri Genel Müdürlüğü, S.S.K. Genel Müdür Yardımcılığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarlığı ve TBMM'de Bakan Danışmanlığı görevlerini ifa etmiştir.
- Torunu Avukat Sami Soylu — Hukuk Fakültesi mezunu olup Hâkimlik, Maliye Vekaleti Millî Emlak Kontrolörlüğü, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Hukuk Müşavirliği yapmış; Dedesi Hulûsi Bey'in Birinci Meclise girerek açtığı yolda ilerleyerek Demokrat Partiden XI. Dönem Konya Milletvekili seçilerek ülkesine ve memleketi Ermenek'e faydalı hizmetlerde bulunmuştur. Özellikle Mut–Ermenek yolunun yapılmasına vesile olmuştur.
Hulusi Bahçeevli'ye ve müzede bu odanın sergilenmesinde emeği geçenlere teşekkür eder; merhum Hulûsi Göksu ve vefat eden çocuklarına Allah'tan rahmet dileriz. Mekânları cennet olsun inşallah.