Konuk; "Mevlana'nın Sevgi Öğretisi bize yol gösteriyor"
Konuk; “Mevlana’nın Sevgi Öğretisi bize yol gösteriyor” TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı, Pank

Konuk: "Mevlana’nın Sevgi ve Üretim Felsefesi, Anadolu’nun Kalkınma Rehberidir"
Konya ve Ermenek dahil olmak üzere tüm bölge coğrafyasının manevi mimarı olan Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin vefat yıl dönümü olan Şeb-i Arus, sadece bir anma töreni değil, aynı zamanda Anadolu topraklarının üretim vizyonunu şekillendiren derin bir düşünce iklimidir. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı ve Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, bu manevi mirasın sanayileşme, tarımsal kalkınma ve toplumsal refah üzerindeki dönüştürücü etkilerine dikkat çekerek, Konya Şeker’in kuruluş felsefesinin Mevlana öğretileriyle nasıl bir "kalkınma modeline" dönüştüğünü değerlendirdi.
Mevlana’nın 736 Yıllık Işığı, Sanayi Tesislerinde Hayat Buluyor
Recep Konuk, Mevlana’nın asırlar önce yaktığı "sevgi mumunun" bugün Konya Ovası’ndan Ermenek’in sarp ve zorlu coğrafyasına kadar uzanan bir çalışma disiplinine dönüştüğünü vurguladı. Konuk, "Hz. Mevlana’nın düşünce dünyası, sadece bir inanç sistemi değil, aynı zamanda hayata dair bir stratejidir. O’nun felsefesinden aldığımız ilhamla Konya Şeker’de yaktığımız her yeni üretim meşalesi, Anadolu’nun dört bir yanında yeni umutların yeşermesine vesile oluyor. Işığımızı paylaşarak çoğaltıyor, üretimi bir ibadet disipliniyle sürdürüyoruz," ifadelerini kullandı.
İnsanı Merkeze Alan Bir Kalkınma Modeli: "Âlemden Maksat, İnsandır"
Konya Şeker’in sadece ekonomik bir aktör değil, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk ve bölgesel kalkınma projesi olduğunu belirten Konuk, kurumun temelinde "İnsan" faktörünün yattığını ifade etti: "Hz. Mevlana 'Âlemden Maksat, İnsandır' diyor. Bu anlayışla, kurduğumuz her fabrika, sadece bir üretim tesisi değil; köylümüzün, çiftçimizin ve bölge insanımızın refahını yükselten birer kaledir. Bizim için hammadde sadece bir ürün değil, bir üreticinin emeğidir. Bu nedenle tedarikçilerimize 'iş ortağımız' gözüyle bakıyor, toprağı işleyen elin emeğini en yüksek değerle karşılıyoruz."
Bölgesel Kalkınmada Stratejik Yatırımlar ve Üretim Dengesi
Konya Şeker’in Çumra’dan Altınekin’e, oradan Ermenek ve çevresindeki tarımsal havzalara kadar uzanan geniş hizmet ağı, bölgenin tarımsal kaderini değiştiren bir yapıya sahip. Konuk, bu tesislerin işlevlerini ve bölgesel kalkınmadaki rollerini şöyle detaylandırdı:
- Çumra Şeker Entegre Tesisleri: Bölgesel tarımsal verimliliğin artırılması ve ürün çeşitliliğinin sanayi ile buluştuğu ana merkez.
- Katma Değerli Üretim: Şeker, sıvı şeker ve unlu mamuller ile çiftçinin alın terini işleyerek, tarladan sofraya değer zincirini güçlendirme gayesi.
- Hayvancılık ve Gıda Güvenliği: Et-Süt Entegre Tesisleri ile Konya ve çevresindeki hayvancılık faaliyetlerini modern standartlara taşıyarak, yerli üreticiyi koruma stratejisi.
- Sürdürülebilirlik (Biyoetanol ve Yem): Tarımsal atıkların ekonomiye kazandırılması ve döngüsel ekonomi modelinin hayata geçirilmesi.
- Tohum Teknolojileri: Altınekin Tohum İşleme Tesisi ile bölge toprağına en uygun, iklim değişikliğine dirençli ve yüksek verimli tohumların geliştirilmesi.
Kuraklıkla Mücadelede "Akıl ve Tedbir" Vurgusu
Bölgenin en büyük sorunu olan su kaynaklarının korunması ve kuraklıkla mücadele konusunda Mevlana’nın "Akıl, sonradan ah çekmek için değil, tedbir almak içindir" sözünü hatırlatan Konuk, Cihanbeyli’deki Damla Sulama Sistemleri Fabrikası’nın bu vizyonun somut bir sonucu olduğunu belirtti. Konuk, "Doğaya karşı değil, doğayla birlikte üretim yapıyoruz. Sadece fabrikalar kurmuyor, bölgeye kazandırdığımız 18 milyon fidanla ekosistemi de yeniden inşa ediyoruz. Toprağımızı ve suyumuzu korumak, gelecek nesillere olan en büyük borcumuzdur," dedi.
"Bardağımızı Büyütüyoruz": 1.187'den 10.000'e İstihdam
Mevlana’nın "Bardağımız küçükse deryayı suçlamaya hakkımız olmaz" düsturunu temel alan Konya Şeker, üreticinin elindeki imkânları genişletmeyi hedefliyor. Konuk, 12 yıl önceki istihdam rakamlarının 10.000 kişiye ulaştığını belirterek, artan üretim kapasitesinin doğrudan üreticinin cebine yansıyan bir bereket olduğunu vurguladı. Bu büyüme, sadece bir kurumun başarısı değil, Anadolu’nun kendi öz kaynaklarıyla sanayileşebileceğinin bir kanıtı olarak görülüyor.
Recep Konuk sözlerini şu anlamlı mesajla noktaladı: "İşle öğüt veren, sözle öğüt verenden daha kalıcıdır. Bizler, Hz. Mevlânâ’nın vuslatı bir düğün olarak gören anlayışıyla, bu topraklarda üretmeye, çalışmaya ve insanımızı yüceltmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki üretilen her değer, bu toprakların geleceğine atılmış bir imzadır. Ermenek'ten Konya'ya kadar uzanan bu bereketli coğrafyada, sevgi ve emeği birleştirmeye kararlıyız."