TÜRK'ÜN OCAĞI DA, İSTİKLAL MARŞI RUHU DA SÖNMEYECEK!!!
TÜRK’ÜN OCAĞI DA, İSTİKLAL MARŞI RUHU DA SÖNMEYECEK!!! 12 Mart 1921&rs

TÜRK'ÜN OCAĞI DA, İSTİKLAL MARŞI RUHU DA SÖNMEYECEK: TAŞELİ'DEN YÜKSELEN BAĞIMSIZLIK AŞKI
12 Mart 1921, Türk milletinin esaret zincirlerini parçaladığı, bağımsızlık tutkusunu tüm dünyaya bir "varoluş manifestosu" olarak haykırdığı tarihi bir dönüm noktasıdır. İstiklal Marşımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin yıl dönümünde, o günün ağır şartlarında yakılan bağımsızlık ateşinin sıcaklığını, Taşeli’nin kalbi Ermenek’ten tüm Türkiye’ye bir kez daha hatırlatıyoruz. Ermenek’in sarp kayalıkları ve kadim coğrafyası, bugün tıpkı 103 yıl önce olduğu gibi, aynı kararlılıkla bağımsızlık türküsünü söylemeye devam ediyor.
Bir Milletin Yeniden Doğuş Manifestosu: Safahat ve İstiklal
İstiklal Marşı, sadece bir şiir veya bir marş değil; Anadolu’yu işgal etmeye, Türk milletini tarih sahnesinden silmeye çalışan emperyalist güçlere karşı iman, cesaret ve sarsılmaz bir kararlılıkla verilmiş en net cevaptır. Merhum Mehmet Akif Ersoy’un, Tacettin Dergahı’nda, vatanın her köşesinden yükselen ağıtları yüreğinde hissederek kaleme aldığı bu eşsiz eser, Türk milletinin asla ümitsizliğe kapılmayacağının, her türlü yokluğu ve imkansızlığı vatan sevgisiyle aşacağının en somut işaret fişeğidir.
Ermenek gibi, tarih boyunca vatanın müdafaasında her zaman en ön safta yer almış, yiğit insanların harman olduğu bir coğrafyada; İstiklal Marşı'nın her dizesi, dedelerimizin cephelerdeki hatıralarıyla birleşir. Bugün Ermenek’in dağlarında yankılanan her ses, Akif’in o günkü kararlılığının bir devamı, bir mirasın bugüne taşınmasıdır.
İstiklal Ruhu Neden Yaşatılmalı? Bölgesel ve Küresel Bakış
Aradan geçen 103 yıla rağmen, Türk devletini ve milletini hedef alan tehditlerin biçim değiştirerek devam ettiğini görüyoruz. İstiklal Marşı ruhundan uzaklaşmak, sadece bir metni unutmak değil, emperyalizmin kirli emellerine karşı duruşumuzu zayıflatmaktır. Ermenek ve Karaman coğrafyasının kadim kültüründe var olan "birlik ve dirlik" anlayışını, İstiklal ruhuyla harmanlamak zorundayız. Bu ruhu diri tutmak için:
- Milli Birlik Şuurunu Korumak: Ayrıştırıcı değil, birleştirici bir dil kullanarak milli birlik ve beraberliğimizi her şeyin üzerinde tutmalıyız. Ermenek'in köylerinden şehir merkezine kadar uzanan bu kardeşlik hukuku, ülkemizin teminatıdır.
- Dayanışma Kültürü: Kaderde, kederde, sevinçte ve tasada omuz omuza olmanın bilincini, Anadolu’nun kadim yardımlaşma geleneğiyle korumalıyız. İstiklal Marşı, bu dayanışmanın ruhudur.
- Tarihsel Bilinç: Yerel değerlerimizi, bölge insanımızın vatanseverlik mirasını ve tarihimizi gelecek nesillere aktarmak, sadece bir görev değil, bir beka meselesidir.
Türk Gençliğine Verilecek En Büyük Miras: Akif'in İzinde
Türk Eğitim-Sen olarak temel misyonumuz; İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe ruhuyla yetişen, tarihine, kültürüne ve değerlerine bağlı bir nesil inşa etmektir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve İstiklal Savaşı'nın isimsiz kahramanları, gençlerimize anlatılması gereken en değerli rehberlerdir. Bu noktada eğitim sistemimize ve bölgemizdeki eğitim yuvalarına düşen görevler şunlardır:
- Cesur ve Özgüvenli Nesiller: Türk öğretmenini sindiren veya korkutan zihniyetler, köksüz ve korkak bir nesil arzulamaktadır. Oysa korkak nesillerle hiçbir istiklal mücadelesi kazanılamaz. Eğitimcilerimiz, özgüvenli, vatanına sadık bireyler yetiştirmekle yükümlüdür.
- Yürekten Okunuş: İstiklal Marşımız sadece cihazlardan yükselen bir ses değil; Ermenek’in okullarında, sokaklarında ve meydanlarında yürekten gelen, gür ve başı dik bir haykırış olmalıdır. Her öğrenci, marşın her kelimesindeki anlam derinliğini hissetmelidir.
- Safahat’ı Anlamak: Mehmet Akif’in "Safahat" eseri, sadece bir edebiyat kitabı değil, emperyalizme karşı duruşun ve İslam aleminin dirilişinin anahtarı olan bir doktrindir. Bu eser, Türk gençliğinin başucu kitabı olmalı, okullarda daha geniş kapsamlı işlenmelidir.
Ermenek’ten Yükselen Vefa ve Kararlılık
Başta milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz. Karaman’ın ve Ermenek’in vatansever insanları olarak, bu topraklarda ezan sesinin dinmeyeceğini, bayrağın inmeyeceğini bir kez daha haykırıyoruz. Yüce Allah, bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmak zorunda kalacağı o kara günleri yaşatmasın.
Yaktıkları o bağımsızlık ateşi, Türk milletinin kalbinde ve Ermenek’in sarp kayalarında sonsuza dek sönmeden parlamaya devam edecektir. Bizler, bu toprağın evlatları olarak, İstiklal Marşı'nın her satırını yaşamaya ve yaşatmaya ant içtik.
Ziya HOTAMIŞLI
Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı ve Kamu-Sen İl Temsilcisi