77 YILIN HİKÂYESİ Prof.Dr. İbrahim Ceylan
Prof. Dr. İbrahim CEYLAN, yaşamını tıp dünyasına adamış ünlü bir damar cerrahi,90’a doğu giden yaşı ile hem tıp dünyasına yazmış olduğu eserlerle, hem de Ermenek’e hizmet etmeye devam eden değerli bir

77 Yılın Hikâyesi: Bir Bilim İnsanı ve Ermenek Sevdalısı Prof. Dr. İbrahim Ceylan
Tıp dünyasına damar cerrahisi alanında sunduğu katkılarla tanınan, mesleğini bir yaşam biçimi haline getiren Prof. Dr. İbrahim Ceylan, ilerleyen yaşına rağmen hem akademik çalışmalarına devam eden hem de köklerine, yani Ermenek’e olan bağlılığını entelektüel bir düzeyde sürdüren değerli bir Türk aydınıdır. Bugün, Kovid-19 pandemisinin getirdiği kısıtlamalar nedeniyle evinden çıkamıyor olsa da, zihnindeki anıları kağıda dökerek geçmişle gelecek arasında bir köprü kurmaya devam etmektedir.
Zorlu Bir Eğitim Yolculuğu: Katır Sırtında Başlayan Başarı
İbrahim Ceylan'ın eğitim serüveni, 1942 yılının Eylül ayında, henüz 77 yıl önce Ermenek’ten ayrılmasıyla başlar. O dönemin zorlu koşullarında, eğitim aşkıyla yola çıkan genç İbrahim'in hikâyesi, Anadolu'nun o yıllardaki imkânsızlıklarını gözler önüne sermektedir. Kendi anlatımıyla bu süreci şöyle özetlemektedir:
- 1942 Yılı: İçinde büyük bir okuma hevesiyle, ailesinden ve Ermenek’ten ayrılış.
- Ulaşım Güçlüğü: Yolun olmadığı o yıllarda, katır sırtında, tahta bavul ve yatak dengi ile üç günlük meşakkatli bir yolculuk.
- Güzergâh: Ermenek - Karaman - Konya hattı.
- Akademik Başarı: Konya Lisesi'ndeki ilk yılların ardından Antalya Lisesi’ne geçiş ve 1948 yılında Fen bölümünden "pekiyi" derece ile mezuniyet.
İkinci Dünya Savaşı Gölgesinde Bir Gençlik
Prof. Dr. Ceylan’ın ortaokul ve lise yılları, Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde yaşadığı en çetin dönemlere denk gelir. 1942-1943 yılları, Orta Toroslar ve Ermenek coğrafyasında kıtlık ve yokluk yılları olarak hafızalara kazınmıştır. Ülkenin dört bir yanı savaş tehdidi altındayken, tarım işçilerinin askerde olması üretimi durma noktasına getirmiş, halk büyük bir mahrumiyet yaşamıştır.
Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün, dönemin dünya liderlerinin baskılarına rağmen Türkiye’yi savaşın dışında tutma çabası, Prof. Dr. Ceylan gibi o dönemin gençlerinin eğitimlerini büyük bir özveriyle tamamlamalarına olanak tanımıştır. O şartlar altında Konya’da çocuk okutabilmek, bir Ermenekli aile için maddi ve manevi anlamda olağanüstü bir başarıdır.
Gurbette Hemşehri Dayanışması: Antalya Günleri
Eğitim yolculuğunda her zaman pürüzsüz ilerlemeyen İbrahim Ceylan, Antalya Lisesi’ne kayıt yaptırmak istediğinde büyük bir engelle karşılaşır. Okul müdürünün kaydı reddetmesi üzerine çaresiz kalan genç öğrenci, tesadüfen karşılaştığı bir Ermenekli hemşehrisi sayesinde hayata tutunur.
Karaoğlu Parkı’nda bir banka çalışanı ile karşılaşması, onun için dönüm noktası olur. Ermenekli banka çalışanı, durumu Ziraat Bankası Müdürü Mustafa Barçın’a iletir. Değirmenlik Camii İmamı Mahmut Hoca’nın oğlu olan Mustafa Barçın, hemşehrisini yalnız bırakmaz ve lise müdürü ile görüşerek İbrahim Ceylan’ın okula kaydının yapılmasını sağlar. Bu olay, gurbetteki bir Ermeneklinin, başka bir Ermenekli tarafından "hemşehri dayanışması" ile nasıl desteklendiğinin en güzel örneklerinden biridir.
Prof. Dr. İbrahim Ceylan'ın bu anıları, yalnızca bir bilim insanının hayat hikâyesi değil; aynı zamanda yokluktan başarıya uzanan bir azim ve vefa hikâyesidir.