ANKARA'DAKİ DERNEK BİNAMIZ NASIL SATIN ALINDI?
Prof. Dr. İbrahim CEYLAN (4) Şimdi Ankara’da faaliyette olan Ermenek Kültür ve Dayanışma Derneği’nin bulunduğu dairenin nasıl ve hangi şartlarla satın aldığının öyküsünü Prof. Dr. İbrahim Ceylan şöyle anlatır: <sp

Ankara’daki Ermeneklilerin Çatı Yuvası: Dernek Binamızın Tarihçesi
Ermenek, köklü kültürel mirası ve yetiştirdiği değerli şahsiyetleriyle sadece Karaman’ın değil, Türkiye’nin entelektüel birikimine katkı sağlayan önemli ilçelerimizden biridir. Başkent Ankara’da yaşayan Ermenekliler için bir buluşma noktası, bir dayanışma merkezi olan Ermenek Kültür ve Dayanışma Derneği’nin bugünkü mülküne nasıl kavuştuğu ise aslında bir fedakârlık ve memleket sevdası öyküsüdür. Prof. Dr. İbrahim Ceylan’ın kaleme aldığı bu anılar, bir sivil toplum kuruluşunun nasıl dişle tırnakla inşa edildiğini gözler önüne seriyor.
Kuruluş Yılları ve İhtiyaç Duyulan Bir Merkez
Ankara’daki Ermenekliler için örgütlenme süreci, 1959 yılında Ziraat Fakültesi profesörlerinden hemşehrimiz Kamil İlisulu’nun öncülüğünde atılan adımlarla başlamıştır. Uzun yıllar boyunca dernek, sabit bir mekânı olmadığı için evlerde veya özel bürolarda faaliyetlerini sürdürmeye çalışmıştır.
Prof. Dr. İbrahim Ceylan, 1970 yılında Ankara’da açtığı büronun, bölgenin sağlık sorunlarından siyasi meselelerine kadar pek çok konunun tartışıldığı bir "Ermenek masasına" dönüştüğünü ifade eder. Belediye başkanlarından yerel yöneticilere kadar pek çok ismin uğrak noktası olan bu büro, aslında kalıcı bir dernek merkezine duyulan ihtiyacın en büyük kanıtıydı.
Cesur Bir Karar: Dernek Binasının Satın Alınma Süreci
Derneğin bugün Ankara’da faaliyet gösterdiği dairenin mülkiyetine geçiş süreci, büyük bir inisiyatif ve güvene dayanmaktadır. Prof. Dr. İbrahim Ceylan, o dönem yaşananları şöyle aktarıyor:
- Satın Alma Süreci: Aynı cadde üzerindeki inşaat halindeki bir binadan, şimdiki dernek merkezinin bulunduğu daire 350.000 TL bedelle satın alınmıştır.
- Hukuki Zorluklar: O dönemde mal sahibi derneği hukuki bir tüzel kişilik olarak tam anlamıyla tanımadığı için, ödeme çeklerini ve senetleri kişisel kefaletiyle Prof. Dr. İbrahim Ceylan imzalamıştır.
- Dayanışma Ağı: Kamil İlisulu, Yaşar Alıçlı, Mehmet Çilingir ve İrfan Özkan gibi isimlerin öncülüğünde büyük bir bağış kampanyası başlatılmıştır.
- Önemli Katkılar: İş insanı Muhittin Demirayak, o dönem için çok kıymetli bir rakam olan 50.000 TL bağışta bulunarak sürece büyük ivme kazandırmıştır.
Emeğin ve Vefanın İzinde
Bina bitimine kadar kalan borçların kapatılması için İbrahim Ceylan, çevresindeki dostlarına ve tanıdıklarına başvurarak dernek makbuzlarıyla yardım toplamıştır. Bu süreç, sadece bir gayrimenkul alımı değil, Ermeneklilerin birlik olduğunda neleri başarabileceğinin somut bir göstergesidir.
Dernek Bugün Hangi Misyonu Üstleniyor?
Derneğin kuruluş yıllarındaki o ilk heyecan ve dinamizm zamanla farklı evrilmiş olsa da, bugün dernek binası hala hayati bir işlev görmektedir. Günümüzde derneğin sunduğu katkıları şu başlıklarla özetleyebiliriz:
- Eğitime Destek: Ankara’da yükseköğrenim gören Ermenek kökenli öğrencilere burs imkânı sağlanması, derneğin en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biridir.
- Buluşma Noktası: Ankara’ya sağlık veya resmi işleri için gelen hemşehrilerimizin ilk uğrak yeri olma vasfını korumaktadır.
- Kültürel Köprü: Ermenekliler arasındaki hemşehrilik bağını güçlendiren, kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan bir "yuva" işlevi görmektedir.
Sonuç olarak; Prof. Dr. İbrahim Ceylan ve onun dönem arkadaşları, kendi imkânlarını ve itibarlarını ortaya koyarak bu mülkü Ermeneklilerin hizmetine sunmuşlardır. Bu kıymetli miras, gelecek kuşaklar için sadece bir tapu değil, aynı zamanda bir vefa borcudur. Bu vesileyle, derneğin kuruluşunda ve bugüne gelmesinde emeği geçen tüm büyüklerimizi saygı ve rahmetle anıyor, hayatta olanlara sağlıklı bir ömür diliyoruz.
Not: Bu yazı Hasan Şimşek’in derlediği anılardan yola çıkılarak hazırlanmıştır. (Devamı var...)