YAHU SİZ NERELİSİNİZ
Yaz tatiliydi, bayram tatiliydi, festivaldi derken bu sene Ermenek'e dışarıdan ciddi anlamda gurbetçi geldi

Yahu Siz Nerelisiniz? Köklerimize ve Kültürümüze Ne Kadar Bağlıyız?
Yaz tatilleri, bayramlar ve düzenlenen çeşitli festivaller derken bu sene Ermenek, gurbetçi hemşehrilerimizin yoğun akınına uğradı. İlçemizin sokaklarının şenlenmesi, hasret giderilmesi elbette hepimizi mutlu ediyor. Ancak bu ziyaretler sırasında gözlemlediğimiz bazı durumlar, kültürel aidiyetimiz üzerine derin düşüncelere dalmamıza neden oluyor.
Asimilasyonun Görünmeyen Yüzü: Kimliğimizi mi Kaybediyoruz?
Gelenlerin bir kısmı hala o özlediğimiz samimiyeti korusa da, özellikle yeni nesil gurbetçilerimiz arasında "sıvı bir maddenin konulduğu kabın şeklini alması" misali, bulundukları büyükşehirlerin kimliğine bürünme eğilimi dikkat çekiyor. Sanki Ermenekli olduklarını unutmuş, köklerinden kopmuş bir profil çiziyorlar. Konuşma şivelerinden giyim tarzlarına, damak tatlarından sosyal alışkanlıklarına kadar her alanda bir zıtlık göze çarpıyor.
Özünü Unutmak, Bir Aidiyet Sorunudur
"Ne olursan ol, nereden geldiğini ve ne olduğunu unutma" düsturu, bizler için bir yaşam felsefesidir. Ne yazık ki, bugünlerde Ermenekli olduğu halde kendi şivesini bir kenara bırakıp, İstanbul ağzıyla yapmacık bir tavır sergilemeye çalışanlarla karşılaşıyoruz. Bir Karadenizli, bir Egeli veya bir İç Anadolulu, kendi yöresinin kültürel izlerini taşımaktan gurur duyarken, bizimkilerin bu "başkalaşma" çabası düşündürücü bir hal alıyor.
Ermenekli Olmak Sadece Bir Nüfus Kaydı Değildir
Ermenekli olmak; bir yaşam tarzını, bir kültürü ve bir geçmişi sahiplenmektir. Eğer şu basit kriterleri hayatınızın merkezine koymuyorsanız, kendinizi "Ermenekli" olarak tanımlarken bir kez daha düşünmelisiniz:
- Dil: "Naber" demek yerine, samimiyetin ve yöremizin sıcaklığının simgesi olan "Nörüsüñüz?" demeyi tercih etmek.
- Mutfak Kültürü: Bağda, bahçede yorulduktan sonra yenen o buz gibi, bol pembe domatesli batırmanın tadını, hiçbir mekandaki "fast-food" lezzetine değişmemek.
- Duruş: Gittiğiniz her yerde, tıpkı memleketin insanı gibi, özgün ve samimi bir tavır sergilemek.
Farklılıklarımızla Zenginleşelim, Ama Aslımızı Unutmayalım
Elbette herkesin tek tip olması, aynı şekilde düşünmesi veya yaşaması beklenemez. Ancak "başkalaşmak" ile "gelişmek" arasındaki ince çizgiyi iyi belirlemeliyiz. Memleketinizden utanmayın, aksine onunla gurur duyun. Unutmayın ki, herkesin beyaz olduğu bir dünyada yeşilin güzelliği fark edilmez. Bizim zenginliğimiz, Ermenek'in o kendine has şivesini, yemeğini ve misafirperverliğini koruyarak dünyaya açılmamızda gizlidir.
Sonuç olarak; bir Ermenekli gibi düşünün, bir Ermenekli gibi konuşun ve en önemlisi, bir Ermenekli gibi yaşayın. Kökleriniz, sizin en büyük gurur kaynağınızdır.
Ahmet ÇINAR
29.09.2015 / ERMENEK