1882'de Bütün Yönleriyle Ermenek
Merkezi olan Ermenek kasabasıyla Nevahi nahiyesini içine alan taşlık (Sengistan) bir ilçe olup 11 cami, 16 mescit, 1 tekke, 61 medrese, 36 çeşme, 2 han, 2 hamam, 13 değirmen, 280 dükkân, 13 fırın, 1 askeri depo, 16 ilkokul, 2980 bağ, 30 bahçe mevcuttur. Hane 4497 Nüfus 9685, tamamı Müslüman Ermenek ve köylerinde bol su bulunması nedeniyle her türlü sebze ve meyve yetişse de ancak yerel ihtiyaçları karşılamaktadır. Mevcut sanat eseri üretimi de normal ihtiyaçl

1882'de Ermenek: Taşlık Kilikya'nın Kalbinden Bir Tarih Kesiti
Ermenek, tarih boyunca sahip olduğu stratejik konumu ve coğrafi zorlukları aşan kültürel birikimiyle Torosların sönmeyen bir meşalesi olmuştur. 19. yüzyılın sonlarına doğru bölgenin idari, sosyal ve ekonomik röntgenini çeken 1299 (1882) tarihli 8. Adana Salnamesi, o dönemde "Sengistan" (Taşlık) olarak anılan Ermenek'in, sadece bir yerleşim yeri değil, bölgeyi domine eden bir merkez olduğunu kanıtlıyor. 142 yıl önceki Ermenek’e dair tutulan bu resmi kayıtlar, günümüz Ermenek halkı için köklerini anlama noktasında eşsiz bir hazine niteliğindedir.
İdari ve Sosyal Yapı: Bir Taşlık İlçesi Olarak Ermenek
1882 yılında Ermenek, geniş bir coğrafyayı kapsayan, idari olarak Adana Vilayeti'ne bağlı kritik bir sancak/kaza merkeziydi. Kayıtlara göre ilçe, merkezi kasabası ve Nevahi nahiyesi ile birlikte tam bir teşkilatlanmaya sahipti. O dönemde ilçedeki 4.497 hane içerisinde toplam 9.685 kişilik nüfusun tamamının Müslüman olması, bölgenin demografik homojenliğini ve Anadolu'nun Türkleşme sürecindeki merkezî rolünü gözler önüne seriyor. Bu nüfus yoğunluğu, dönemin lojistik ve savunma imkânları düşünüldüğünde, Ermenek'in ne kadar geniş bir hinterlanda hükmettiğini açıkça göstermektedir.
Eğitim ve Kültürde Bir İlim Yuvası
Ermenek’in 1882 yılındaki en dikkat çekici istatistiği eğitim kurumlarının sayısındadır. 61 medrese, 16 ilkokul ve 1 tekkenin varlığı, bölgenin sadece tarımsal bir merkez değil, aynı zamanda bölgenin entelektüel ve dini eğitim merkezi olduğunu kanıtlıyor. Bu denli yüksek sayıda medrese, Osmanlı döneminde Ermenek’in ilim dünyasında ne kadar muteber bir yere sahip olduğunun, bölgedeki kadı, müftü ve müderris yetiştirme kapasitesinin ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesidir.
Şehirleşme ve Mimari Miras
19. yüzyılın sonlarında Ermenek, kendi kendine yeten, mimari dokusuyla dikkat çeken bir kasaba görünümündeydi. Kayıtlarda geçen 280 dükkân ve 13 fırın, canlı bir çarşı kültürünün işaretiyken; 36 çeşme, şehrin su yönetimi ve altyapı hizmetlerine verdiği önemi vurgular. Dönemin sosyal hayatının merkezinde yer alan 2 hamam ve 2 han, hem ticaretin hem de sosyal etkileşimin ne kadar hareketli olduğunu doğrular niteliktedir.
- Dini ve Eğitim Yapıları: 11 cami, 16 mescit, 61 medrese, 16 ilkokul, 1 tekke.
- Ticari ve Sosyal Tesisler: 280 dükkân, 2 han, 2 hamam, 13 fırın, 13 değirmen.
- Altyapı ve Güvenlik: 36 çeşme, 1 askeri depo.
Ekonomi: Toprağın Bereketinden Gelen Güç
Ermenek’in ekonomik omurgasını bahçecilik ve bağcılık oluşturuyordu. 2.980 bağ ve 30 bahçenin varlığı, Göksu'nun sunduğu imkânların halk tarafından nasıl en verimli şekilde kullanıldığını gösteriyor. 13 değirmen ise sadece un üretimi değil, bölgedeki tarımsal işleme kapasitesinin de ne kadar gelişmiş olduğunu ortaya koyuyor. Ermenek, o dönemde dışa bağımlı olmayan, kendi gıdasını üreten ve zanaatkârlığı ile öne çıkan bir "üretim üssü" kimliğine sahipti.
Mühendislik Harikası: Görmeli Köprüsü
1882 yılındaki kayıtlarda da özel bir yere sahip olan Görmeli Köprüsü, Ermenek'in dış dünya ile olan bağının en somut kanıtıdır. Göksu Nehri'nin zorlu coğrafyasında, yaklaşık 100 zira uzunluğunda ve 8 zira (yaklaşık 6.4 metre) genişliğindeki bu yapı, sadece bir ulaşım yolu değil, o dönemin ileri mühendislik tekniklerinin bölgedeki bir yansımasıydı. Bu köprü, Ermenek'in ticaret yolları üzerindeki stratejik önemini perçinliyordu.
İdari Kadro ve Yönetim Anlayışı
1882 yılı Ermenek idari kadrosu, liyakat ve hiyerarşinin korunduğu bir yapıya sahipti. Kaymakam Nafiz Efendi liderliğindeki İdare Meclisi, şehrin güvenlikten ticarete kadar tüm süreçlerini yönetmekteydi. Bidayet Mahkemesi'nin yapısı ise hukuk sisteminin yerelde ne kadar kurumsallaştığını gösteriyor.
Kaza İdare Meclisi: Kaymakam Nafiz Efendi başkanlığında; Naip Efendi, Mal Müdürü Haydar Efendi, Müftü Mehmet Emin Efendi gibi isimler, şehrin idari ve dini otoritesini temsil ediyorlardı.
Belediye ve Hizmet Birimleri: Belediye Başkanı Hacı Ahmet Efendi ve encümen üyeleri, şehrin imarı ve halkın ihtiyaçlarının karşılanmasında kilit rol üstlenmişlerdi. Ayrıca, Telgraf Memuru Cevat Efendi gibi isimlerin varlığı, Ermenek'in modern haberleşme teknolojilerine (Telgraf) o dönemde hızla adapte olduğunu göstermektedir.
Bu veriler, Ermenek'in sadece bugün değil, 142 yıl önce de bölgenin parlayan bir yıldızı olduğunu, güçlü bir idari geleneğe ve köklü bir kültürel mirasa sahip olduğunu kanıtlıyor.
Kaynak: 8. Adana Salnamesi, 1299 (1882), Sayfa 78-79.