Alfabesi 27 Harf Olan Köy
Sarıveliler Kitabı Alan Çalışmasından Karaman – Sarıveliler / Gezi Notları On yedi Temmuz 2023 günü akşamı Muzvadı’da (Dumlugöze) olmayı planladık. Bir gün önceden Muzvadı muhtarı Sayın Mehmet Akkol beyi arayıp müsait yerlerinin olup olmadığını sorunca olumlu cevap almıştık. Ona göre yeğenim Türkçe – Edebiyat öğretmeni Sayın Hilmi Kızılca ile yola çıktık. 200 km gidiş – geliş yol ve 10 köyü kapsayan gezimizde Muzvadı’ya inmeden önce: Uğurludan sayın yazar – şair Muzaffer Koçak, Gökte

Muzvadı Adının Anlamı
Osmanlıca kaynaklarda Muzvâdi şeklinde yazılan Muz vadi: terkibinin vadisi bildiğimiz iki tepe arasındaki engin dere demektir. Muz kelimesinin muz meyvesiyle bu iklimde bir alakasının olmadığı kesindir. Bu durumda muz vadi’nin muzu ya kozdan ya da kuzdan bozulmuş olmalıdır. Koz vadi dersek cevizin bol olduğu vadi, kuz dersek ise kuzey, fazla güneş görmeyen, kuytu yer demektir. Bu hususta yaşlılar koz vadi derken gençler kuz vadiyi tercih ediyorlar. Bence de gençlerin görüşü isabetidir. Çünkü burası etraftaki köylere göre günde güneşi normalin üçte ikisi kadar bir zaman görürler. Diğer zamanlarda güneş etrafı çeviren son derece dikine yükselen kaya ve tepelerin arkasında doğacağı anı bekler. Muzvadı’da vadi temelinden hızlı ve son derece dik olarak irtifa kaydeden iki yakadaki tepeler dereden beş yüz metreye kadar yükseliyor. Bu, eğimi, son derece dik yükseliş güneş ulaşımını da saatlerce geciktiriyor. Muzvadı’ya 1960’lı yıllarda verilen Dumlugöze adı, gürül gürül akan su gözü manasına geliyor. 2019 yılındaki dünyayı kasıp kavuran kovit salgınına kadar Dumlugöze’de “Kardelen şenlikleri” yapılırdı. Kardelen şenliği deyince şahsen aklıma, karı baharın ilk günlerinde yarıp çıkan, bu çiçeğin yerinde izlendiği bir bayram günü sanırdım. Endüstriyel ve ticari olarak tarım alanlarında üretilen aynı çiçeğin, kiraz şenliğine benzer bir kutlaması olduğunu öğrendik.
Alfabesi 27 Harf Olan Köy
Muzvadı’da R harfi yerine Y harfi telaffuz edilir, hatta burada alfabenin 27 harf olduğu söylenir. Bu durumu pazarlama yaptığım sırada Konya Saracoğlu’nda ikamet eden Mustafa Talay adlı müşterimizin ailesinde müşahede etmiştim. Bu hususta şöyle bir fıkra anlatıldı: Muzvadılı bir baba çocuğuyla tarlaya gitmiş. Çocuk bir ara babasından uzaklaşıp etrafı incelerken arıların saldırısına uğrar ve: babaaa! Babaaa! diye bağırarak babasına doğru seğirtir.
Babası da: ne oldu oğlum deyince:
Ayı vaar ayı vaar! Der.
Babası: nerede deyince çocuğa hücuma geçen sarıcarı ocağının olduğu yere varırlar.
Babası oğlum ne ayısı bunlar ayı, ayı, desene şuna, der!
Diğer konuları ayrıca yazacağım, inşallah
Daha yazılacak çok şey var!
Sevgiyle ve saygıyla kalın!