KARAMANOĞULLARININ SONU, SÜRGÜNLER VE KARACAOĞLAN
Anadolu Selçuklu Devleti’nin büyük hükümdarı Alâeddin Keykubad, Karaman oğulları Beyliği’ni, Ermenek’te Kamış boğazı ile Balkusan yörelerine ( 1228 ) yılında yerleştirmiştir . 1473 yılında Osmanlı Devleti Karamanoğullarına, Ermenek’teki Mennan Kalesi’nde son verir. Osmanlılar, Taşeli ve Karamanoğulları diyarından halkı aileleri ile birlikte önce bilim adamlarını, sanatkârları, ülemaları İstanbul’a sürgün etmiştir. Tüm Taşeli halkından yakalayabildiklerini de,

Karamanoğullarının Sonu: Sürgünler ve Karacaoğlan
Anadolu Selçuklu Devleti'nin büyük hükümdarı Alâeddin Keykubad, Karamanoğulları Beyliği'ni Ermenek'te Kamış Boğazı ile Balkusan yörelerine 1228 yılında yerleştirmiştir. 1473 yılında Osmanlı Devleti Karamanoğullarına, Ermenek'teki Mennan Kalesi'nde son verir.
Osmanlılar, Taşeli ve Karamanoğulları diyarından halkı aileleri ile birlikte önce bilim adamlarını, sanatkârları, ulemaları İstanbul'a sürgün etmiştir. Tüm Taşeli halkından yakalayabildiklerini de Türkiye'nin birçok vilayetlerine ve Suriye'de Hama-Humus-Rakka, Kıbrıs, Balkanlar, Doğu Karadeniz'e kadar sürgünler devam etmiştir.
Karacaoğlan'ın Şiirlerinin Yayılması
Bu sürgünler nedeniyle Karacaoğlan'ın şiirleri o ülkelere de yayılınca çok beğenilmiş, benimsenmiş ve bilinir olmuştur. Çünkü Karacaoğlan'ın şiirlerini her okuyan kendini o şiirlerde bulmuştur. Böylece "Karacaoğlan bizdendir" diye sahiplenmeye sebep olmuştur — tıpkı Yunus Emre'yi de birçok yerin sahiplenmesi gibi.
Karacaoğlan halkımızın çok sevdiği, şiirlerinin tadına doyamadığı bir halk ve Hak şairidir. Değerli yazar Ali Yıldız, Taşeli'nin çocuğu "Karacaoğlan'ın gidemediği yerlere şiirleri gitmiştir" der.
Karacaoğlan'ın doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmemektedir. 1606'da doğduğu, 1693'te öldüğü; son araştırmalara göre de 16. yüzyılda yaşadığı yazıla gelmektedir.
Taşeli'nden Silifke'nin Doğusuna Göçler
Karamanoğullarının yaşadığı dönemlerde Silifke'den doğuya doğru yabancı ırkların elindeydi. Çoğu zaman da o topraklar el değiştirip duruyordu. O topraklar kesin olarak Yavuz Sultan Selim (1512-1520) döneminde Osmanlılara geçmiştir.
Orta Toroslardan, Taşeli'nden, Konya'dan o yörelere (Adana, Bolkar Dağı, Aladağ yörelerine) göçler başlamıştır. Keşrefli, Bahşiş, Bozdoğanlı Yörük Obaları o bölgelere göçlerle giderlerken Karacaoğlan'ın şiirlerini de götürmüşlerdir.
Ali Rıza Yalgın'ın Tespitleri
Konya'da ilk tedrisat müfettişi Ali Rıza Yalgın (Yalman), Cenupta Türkmen Oymakları adlı kitabında bu göçleri detaylı olarak anlatır.
20 Temmuz 1928 günü Bolkar dağında Bahşişler arasına giren Yalgın şunları aktarır: "Bahşişler 1773 yılında Ermenek kazasının Barçın Yaylası'ndan göçmüş ve buraları yayla edinmişler. Bugün aşiretin 110 çadırından başka Niğde, Armutlu, Aladağ'da ayrı obalarda birçok Bahşiş bulunur."
Bahşiş Aşireti kışın Adana'nın kiralık yaylalarında kışlar. "Biz Türk'üz ama toprağımız yok" diye sızlanırlar. Çadırları keçi kılından yapılmıştır.
Karacaoğlan Şiirlerinin İlk Derlenmesi
Ali Rıza Yalgın şöyle anlatır: "Ben Konya'da ilk tedrisat müfettişi iken görevim sebebiyle gittiğim Ermenek kazasının Başdere, Sarıveliler, Barçın Yaylası köylerinde yaptığım tetkikatta Karacaoğlan şiirlerinin sazla çalındığını, sözle okunduğunu işittim."
Yalgın, Türkiye'de ilk defa bu şiirleri derleyerek Konya'da Babalık Gazetesi'nde 18 Temmuz 1922'de Arap harfleriyle yayınlamıştır.
Barçın Yaylası Şiiri
Barçın yaylasında üç güzel gördüm,
Birbirinden üstün şivga fidandır,
Aklım şaştı garip belim büküldü,
Kaşlar hilal gözler ahu cerandır.Bellerinde gördüm Lâhur şalını,
Yanakları gülden almış alını,
Al sıktırma kavuşturmuş belini,
Güzellere bildim bunlar sultandır.Karac'oğlan der ki bu yer neresi,
Altınoluk Pınarbaşı süresi,
İnce belde saçlarının turası,
Böyle selvi endam akla ziyandır.
Kızlar Şiiri
Sabahtan seherde suya giderken,
Üşüyor parmağı eli kızların,
İnce bel üstünde cevahir kemer,
Zıhgirden geçiyor beli kızların.Karac'oğlan öldüğümü bilsinler,
Toplansınlar namazımı kılsınlar,
Mezarımı yol üstüne koysunlar,
Geçerken uğrasın yolu kızların.
Karaman Şiiri
Methederler Karaman'ın ilini,
Köprüsü yok geçemedim selini,
Kervan yaylasını, Perçem belini,
Lâle, sümbül, bürüsün de gidelim.Kalk gidelim Balkaman'dan (Balkusan) yukarı,
Oturup durana devlet yâr olmaz,
Yiğidin bir başı gezginci gerek,
Yiğit gezmeyince adam olamaz.
Karacaoğlan'ın Mezarı
Sarıveliler İlçesinde Karamanoğullarından kalan tarihi Ulu Cami, Konya Vakıflar Müdürlüğü tarafından 2013 yılında restore yapılırken 15 Ağustos'ta caminin iki metre güneyindeki hazirede Karacaoğlan'ın mezarı ve mezar taşı bulunmuştur.
Yeminli mütercim ve bilirkişi Muhammed Doğan şöyle der: "Karacaoğlan'a ait mezar taşı üzerindeki Arap alfabesi ile yazılan yazıları okudum. Türkçeye çevirisi: 'Karacaoğlan'ın Ruhuna Fatiha' yazmaktadır."
Mustafa Ertaş — Gazeteci, Araştırmacı Yazar (09.02.2020, Konya)
Dipnotlar
Zıhgır: Osmanlılarda okçulukta yaygın, başparmak ile germeyi gerektiren teknikte kullanılan başparmağa takılan halka benzeri aparat.
Altınoluk: Barçın yaylasında Altıntaş yöresindedir.
Kervan Yaylası, Perçem Beli: Ermenek'e bağlı Kazancı kasabasının güneyinde, Anamur yörüklerinin Barçın Yaylası'na gittikleri göç yolu üzerindedir.
Balkaman (Balkusan): Ermenek'e bağlı Karamanoğulları'nın türbesinin bulunduğu köy.