Cannes 2022… İyi ki Emin Alper var

0
8
YouTube video

Emin Alper bu güne kadar çektiği bütün filmlerle büyük bir başarı yakaladı. Son örneği de “Kurak Günler”…

Sinemamızın son yıllarda uluslararası düzeyde büyük bir başarı kazandığını söylemek mümkün değil. Cannes, Berlin ve Venedik gibi önemli festivallerde yer alan filmlerimizin sayısı o kadar az ki bu durumu içler acısı olarak tanımlayabiliriz. Bunun ekonomik, kültürel ve siyasal olarak özetleyebileceğimiz çeşitli nedenleri var ancak bunlar bu günkü yazının konusu değil.

Bir filmin ilk ve son beş dakikasını çok önemserim. “Kurak Günler”in ilk beş dakikası da başımıza, daha doğrusu genç savcı Emre’nin başına neler geleceğini çok iyi anlatıyor. Filmin son sahnelerinin de olağanüstü etkileyici olduğunu şimdiden belirtelim.

Bir ‘derin Anadolu’ kasabasındayız. Uzun yıllar Turgut Özal’ın koruma müdürlüğünü yapan başkomiser Tahsin Yağan “Bizde töre kanundan önce gelir” derdi. Burası da törenin kanundan önce geldiği bir yer. Susuzluk ciddi bir sorun. Yer altı sularının kuralsız olarak aşırı kullanımı nedeniyle oluşan obruklar da ciddi bir tehlike yaratıyor.

DERİN ANADOLU

İlk sahnelerde kasabanın içinde dolaşan araçlardan silahlar atılıyor, öldürülen bir yaban domuzu bir traktöre bağlanıp, arkasında bir kan izi bırakarak çekiliyor, çocuklar da traktörün peşinden neşeyle koşuyorlar. Kanun pek yok, töre çok. Üstelik seçimler de yaklaşmış, ortam gergin.

Gezici Festival ile 1995 yılından bu yana Anadolu’da konuk olduğumuz kentlerin hepsinin kendilerine özgü bir yapısı ve hassas dengeleri olduğuna tanık olduk. Örneğin savcılık çok önemli bir makamdır, belediye başkanlığı da öyle. Herkesin rolü ve gücü bellidir. Derin Anadolu değişmez, değişmeye direnir. Yirmi yıl sonra gidin aynıdır, üzerine ölü toprağı serpilmiş gibidir. En önemlisi tutucudur, oysa başına ne geldiyse o tutuculuk yüzünden gelmiştir ama bunun farkında değildir. Çocukluğu bir kasabada geçtiği için Ercan Kesal kitaplarında çok güzel anlatır derin Anadolu’yu. Ercan’ın “Kurak Günler”i çok seveceğine eminim.

Emin Alper, kasaba hayatını çok iyi gözlemlemiş ve ortaya çok etkileyici bir film çıkmış. Filmde yaşanan olaylar belki de her gün başka bir kasabada yaşanıyordur ve büyük bir olasılıkla sıradan bir adli vaka olarak gazete haberi değeri bile yoktur. Filmin ana temasını, törenin kanundan önce geldiği bir Anadolu kasabasında, genç bir savcının neler yapabileceği ya da yapamayacağı olarak özetleyebiliriz.

Filmi anlatmayacağım ama havaya ateş etme konusunda bir şeyler yazmalıyım. Bizim ülkemizde havaya ateş edilir. Töre gereğidir. Düğünlerde, seçimlerde, futbol maçlarından sonra insanlar havaya ateş eder. Arada bu serseri kurşunlar nedeniyle ölenler de olur. Kaderdir. Ülke nüfusuna oranlandığında ölü sayısı çok yüksek sayılmaz ve de önemsenmez. Milletvekilleri de havaya ateş etmeyi sevdikleri için havaya ateş etmeyi engelleyecek kanunlar meclisten geçmez. Aslında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de derin Anadolu’dan gelen insanlardan oluştuğunu unutmamak gerek.

EMİN ALPER, YEDİ DAKİKA BOYUNCA AYAKTA ALKIŞLANDI

Yaşamının bir bölümünü küçük bir kasabada geçirmiş olan herkes bu filmde kendinden bir şeyler bulacaktır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yanı sıra birçok yabancı fonun da desteğini alan “Kurak Günler”, sinemamız için bir yüz akı, bir başyapıt. Çok beğendim, tüm ekibin eline sağlık.

Cannes 2022... İyi ki Emin Alper var

Son yıllarda ismini daha önce hiç duymadığımız genç bir yönetmen, çok başarılı bir ilk film ile ortaya çıkıp bizi şaşırtabiliyor. Ancak genellikle bu başarının devamı gelmiyor, gelemiyor. Emin Alper ise bu güne kadar çektiği bütün filmlerle büyük bir başarı yakaladı. Son örneği de “Kurak Günler”. Film Cannes’da şimdiden çok ilgi çekti ve büyük ses getirdi. Market gösteriminden sonra karşılaştığım birçok kişi “Kurak Günler”i çok beğendiğini söyledi. Emin olduğum bir başka konu da Emin Alper’in bir sonraki filmini programlarına alabilmek için Cannes, Berlin ve Venedik gibi festivallerin çok çaba harcayacakları. Filmin Cannes’daki ilk gösteriminden sonra yedi dakika boyunca ayakta alkışlanması bunun en büyük kanıtı.

İyi ki varsın Emin Alper.

Ahmet Boyacıoğlu

https://www.gazeteduvar.com.tr

Önceki İçerikKaraman’da uyuşturucu operasyonu: 18 gözaltı
Sonraki İçerikNadire Özdemir vefat etti

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here