Ermenekli ünlü doktordan!

0

Akrebin Tedavide Kullanımı Usulü

Bu hususta çevirisini yaptığım Karaman Ermenekli Beşir Çelebi merhumun “Mecmûatü’l-fevâid / Yararlı Tıbbi Reçeteler Ansiklopedisi” adlı eserinin Selanik ve Paris nüshalarında yer alan akrep maddesini aynen veriyorum:

Akrep: Farsça güjdem, Yunanca sakiridos, harsaves, iyisi erkeğidir, erkeğinin tanınması: biraz zayıf ve neşterinin yoğun olmasıyladır. Dişisi ise daha semiz olur ve neşteri zayıf ve ince olur, tabiatı soğuk ve kurudur.

İbn-i Müellif der ki: nehirde yaşayan, suda yaşayan türleri bulunmaktadır. Bazıları siyah bazıları kırmızı bazıları yeşil renkte olabilmektedir, akrep soktuğu yeri kurutur yılanın sokmasına benzer, dişi de yılanınki gibi eğridir, vurduğu yeri zehiri ile zehirler.

Akrep türleri haşeratın en çirkinidir. Bunlar ayrıca yılanla düşmandırlar. Eğer akrebi zeytinyağı ile kaynatıp kulağa damlatsalar ağrısını giderir, akrebi küçük parçalara ayırıp ısırdığı yere, soktuğu yere sürseler acısını giderir, akrebi kızartıp yeseler yine kendi zehrini bertaraf eder.

Şerif’e göre akrebi yakıp külünü zayıf göze sürme çekseler faydalı olur. Yine akrebi yakıp yarım ağırlığınca sıçan tersi karıştırarak göze sürülürse görme gücünü artırır, uyuzunu giderir, pişmiş akrebi toz haline getirip bu şekilde yapılsa aynı etkiyi gösterir.

Siyah ve büyük bir akrebi ezip sirke ile hallettikten sonra cilt hastalıklarına sürseler şifa olur. Eğer akrebi zeytinyağıyla yakarak ufak parçalara ayırdıktan ve ezdikten sonra ciltteki yaralara sürseler yaraları kurutur, ezilmiş akrep habis yaralara sürülürse iyileştirir, tozu da aynı işlevi görür.

Abdurrahman bin Heysem görüşüne göre akrebin havassı şöyledir. Akrebi ayın son günlerinde yani kameri ayın bitmesine 3 – 4 gün kalarak alıp bir şişeye diri olarak konur. Sonra üzerine zeytinyağı katarak ağzını tamamen sıvayıp güneş de 40 gün miktarı beklettikten sonra çıkarılır. Tamamen mahvolmuş olan bu akrebi arkaya, uyluklara, apış arası ağrılarına, haşerat ve hayvan ısırmalarına karşı sürseler şifa olur. Bazıları da bu yağı eğer dışarıdaki harici hemoroid yaralarına sürseler kurutur, düşürür, demiştir.

İbn-i Masviye’ye göre Akrebi kükürt ile yaktıktan sonra bir beze bağlayarak çocuğunu düşüren kadına taksalar artık çocuğunu düşürmez. Şeyh Reis’e göre ezilmiş akrebi yakmanın şekli şöyledir: kalın bir şişeye konarak hikmet çamuruyla iyice ağzı sıvandıktan sonra fırın ateşine verilir. Bir gece orada kaldıktan sonra sabahleyin çıkarılır. Ayrıca bir sırça kaba konur ve ihtiyaç halinde kullanılır.

Minhaç sahibi de akrebin yakılarak tedavide kullanılmasını şöyle anlatıroy. Bakır bir çömlek alınır, akrep içine konur, ağzı iyice hamurla kapanır. İyice kızarmış bir tandıra veya fırına konur, bir gece burada tutulduktan sonra çıkarılır. Bir cam kavanoza konur ve kullanılır. Bu akrep külü böbrek ve mesane taşının kolayca düşürülmesini sağlar, şerbeti çeyrek dirhemdir. Bunun yarım dirhemini içseler yılan ısırmasını tedavi eder.

Cami sahibine göre akrebi zeytinyağında yaksalar ve bu yakılmış halini kellik hastalığı olan kullansa kesinlikle saçı biter. İshak’a göre akrebi yemek zararlı olup yendiği takdirde ilacı kereviz tohumu ve Ermeni kilidir. Eğer akrebi ezip kuru iken aynı ölçüde dövülmüş holincan ve aynı ağırlıkta kapari köküyle karıştırdıktan sonra içilse ki bal ile içilmesi daha yararlıdır mesane ve böbrek taşını düşürür.

Akreb-i bahri: Deniz akrebi: Zehrâvi’ye göre küçük siyah renkli kızıla mail bir balıktır, başında beyaz bir çıkıntı vardır, dikene benzer onunla sokar. Gözleri de dikenlidir, başı bedeninden büyüktür, soktuğu yer hemen akrep sokması gibi bir hal alır. Acısı da aynı acıdır ancak bunun sokması biraz daha fazla acıdır.

Diskoridos’a göre Yunanca bu balığa seferitos denmektedir, anlamı deniz akrebi demektir, denizde yaşayan bir hayvan olup akrep adıyla isimlenmesi ödünün göze uygun olmasındandır ki gözde başlayan felci ve inmeyi ve gece körlüğünü önler, gözdeki diğer yaraları engeller. Göz yaralarına Yunancada lukuma denir.

(Kaynak: Beşir Çelebi Mecmûatü’l-fevâid / Yararlı Tıbbi Reçeteler Ansiklopedisi / Selanik Nüshası: Çeviri: Mükremin Kızılca)

Not: tarihi kayıtlarda geçen bu önerileri doktorunuza ya da tıp insanlarına danışmadan denemeyin.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz