KARAMANOĞLU DEVLETİNİN SON BAŞKENTİ KONYA
Karamanoğullarının İade-i İtibarı- 7 Selçuklu İmparatorluğu 1077 yılında kuruldu 1308 yılında yıkılarak yerini Karamanoğullarına bıraktı. Selçukluların 230 yıllık bu hanedanlığının yirmi yılı (1077-1097) İznik’te geçtiğinden Konya’daki saltanatları 210 yıl sürmüştür. Bu 210 yılın otuz yılında da (1277-1308) Anadolu Selçuklu devleti Moğol valilerce yönetilmiştir. Bu durumda imparatorluğun Konya’da hanedan olarak saltanat ve ikametleri 180 yıldır. Karamanoğulları Konya’ya 1308 yılında

Kırk yıl Konya Darulmülk’ünde saltanat süren ikinci İbrahim Bey Dokuz Çeşmeleri / Bağrıkurt Su yolu vakfiyelerinde artık kendisini sultan olarak takdim etmektedir:
“Allaha hamd ve resulüne salat ve duadan sonra malum olmalıdır ki bu vakıfname sahibi büyük emir, zahit, emirlerin en şereflisi, Sultanoğlu Sultan, Sultan İbrahim’dir. – Allah onu rahmetine ve mağfiretine gark eylesin- Vakfiye no 56-93-1DSCN0195 / 196
İkinci İbrahim’in Konya’da inşa edilen bir cami kitabesinde de şöyle Sultan olarak anılır:
Konya’da hükümet konağı yakınlarında Hacı Hasan camiinin mihrap duvarında haricen konulmuş olan kitabenin Türkçesi:
“Bu mübarek camiyi, büyük sultan ve azametli şahlar şahı Alaeddin oğlu Sultan Mehmet zamanında–Allah mülkünü ebedi, saltanatını sonsuz kılsın- Hacı Mustafa oğlu Mürsel –Allah umduğuna nail eyleyip istediğine kavuşmak nasip eylesin- miladi 1410 yılında inşa etmiştir.”
İkinci İbrahim’in dedesi, Karamanoğulları hanedanının üçüncü payitahtı Konya’da 38 yıl hükümdarlık yapan (1360 – 1398) Damat Alaeddin Bey zamanında yazılan kitabelerin en ilginci, ona, Osmanlı Sultanları hakkında şahit olduğumuz, “Zıllüllahi fil’âlem / Allah’ın yeryüzündeki gölgesi / Allah’ın fermanlarını yeryüzünde icra eden sultan” tabirinin kullanılmasıdır. Alâeddin beye birinci Murad’ın kerimesi Nefise Hatunla evli olduğundan, damat denmektedir.
Bu terimin geçtiği kitabe Karamanda Hz Mevlana’nın annesi Mümine Hatun zaviye / türbesinin dergâhı kapısı üzerinde olup Arapça ibarelidir:
Emera bi imâreti hâzâ’z-zâviyeti el-mübâreketi mensubeti ile’l-hurrati kutbu’l-ârifin Sultanu’l-âşikîn Mevlânâ Celâlü’l-halkı ve’l-hakkı ve’d-dîn kuddise sırruhü’l-metin vel’merkadi el-said eş-şehid el-Emir Seyfeddin Süleyman Beğ bin Halil bin Mahmud bin Karaman nevverallahu darîhahü es- Sultânu’l-A’zam zillullâhi fi’l-âlem mâliki rikâbü’l-ümem seyyidü’s-selâtîni’l-Arabî ve’l-acem kâhirü’l-buğati ve’l-mütemerridîn kâtilü’l-keferati ve’l-müşrikîn Ebu’l-fetih Alâeddin bin Halil bin Mahmud bin Karaman Halledallahü mülkehü ve a’lâ evânehü ve nesara a’vânehü fi tarih evâili râbiyülevvel isneteyn ve seb’în ve seb’a miete mine’l-hicriyye (Silleli Said Evkaf defterleri) 772 / Ekim 1370
Çevirisi: Hz Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin (KS) annesi Mümine Hatuna ait bu zaviyenin yapılmasını, Allah yardımcılarına güç versin, saltanatını uzun eylesin, Karaman oğlu Mahmut oğlu Halil oğlu, büyük sultan, Allah’ın cihandaki gölgesi, ümmetlerin metbuu, Arap ve Acem sultanlarının beyi, azgın dinsizlerin ve şirk erbabının katili, Fethin babası, Alaeddin Bey zamanında, Karaman oğlu Mahmut oğlu Halil oğlu, emir Seyfeddin Süleyman Bey tarafından yapılmıştır. Ekim 1370
Buna benzer daha bir çok kitabe Konya Karamanoğlu eserleri alınlarında yazılı ve kazılıdır.