Türklerin Tarihte Kullandıkları Alfabeler
Alfabeler amaç değil araçtır. Uzun süre bir alfabenin kullanılmış olması onun kültür, sosyal, idari, iktisadi hayatımızda önemli bir yer edinmesini de sağlamış oluyor. Türkler tarih boyunca birçok alfabe kullanmışlardır. Türkçenin binlerce yıllık geçmişi içinde, alfabe üzerinde değişmeler yaşanması doğaldır. Fakat Türkler, bazen yakın dönemler içinde birden fazla alfabeyi benimsemişlerdir. Bu da dil ve edebi

Türklerin tarih içerisinde kullanmış oldukları beş farklı alfabe şunlardır:
Göktürk alfabesi
Uygur alfabesi
Arap alfabesi
Rus Kiril alfabesi
Türk (Latin) Alfabesi
- Abdülhamid Han ve Latin Harflerine Geçme Teşebbüsü (7)
Şinasi ise, "Bizim dilimiz Türkçe' Arapça kurallara uymak zorunda değiliz" demiştir. (3)
- Abdülhamid Han tahta çıktıktan sonra ilkokul sayısı 10 misline çıkmıştır. (20000 mektep) “Bu sayısı maalesef kifayetsizdir. Ulemanın ifrat derecesinde tutucu olmasından dolayı yüksekokullarımızı asri hale getirmemiz çok zordur. Yazımızı öğrenmek çok kolay değildir. Bu işi halkımıza kolaylaştırmak için belki de Latin alfabesini kabul etmek yerinde olur. Her ne kadar bu harflerle lisanımızdaki bazı sesleri vermek güçlüğü mevcut ise de bunu ayarlamak şüphesiz kabil olabilir. Aklı başında hiçbir kimse öğrenmeye düşman olamaz. Ben de bütün dindaşlarıma iyi ve faydalı olan her yeniliği tanıtmak istiyorum.'' Abdülhamid (4 Abdülhamit, Siyasi Hatıratım, Sayfa: 189-192)
Latin harflerinin bilinmeyen ve kendini gizleyen bir taraftarı, Ali Vehbi Bey'in yayınladığı hatırata göre Sultan II Abülhamid'dir. Ona göre, Halkımızın büyük cehaletine sebep, okuma yazma öğrenimindeki güçlüktür. Bu güçlüğün nedeni ise harflerimizdir; Sultan, belki bu işi kolaylaştırmak için Latin alfabesini kabul etmek yerinde olur demektedir. İlber Ortaylı (5)
Prof. Dr. İlber Ortaylı ''II. Abdülhamid'in bile Latin harflerinin Türkçe için makul gördüğü görülüyor. Tabi bunu gerçekleştirmenin bir kaos, çatışma yaratacağını bildiği için geri kalmıştır.'' (6)
İttihat Terakki Cemiyeti'nde olanlar da, genelde Latin harflerinden yana olmuşlardır. Örneğin, İbrahim Temo (İbrahim Murat ya da Latinci Temo), Kılıçzade Hakkı ve Hüseyin Cahit bu düşüncenin başta gelen temsilcileri olmuştur.
Ancak, Şeyhülislamlık, Kuran'ın Latin harfleriyle yazılamayacağını öne sürünce Latin harflerinin kabulü gerçekleşememiştir. Bu iş Cumhuriyet Dönemi'ne, Atatürk ve arkadaşlarına kısaca TBMM kalmıştır.