Mecmuâtü’l-Fevâid Karaman Nüshası İncelemesi 

0
234

Eser: Karamanlı Hekim Beşir Çelebi – Mecmuâtü’l-Fevâid

Dil: Osmanlı Türkçesi yani Arap harfleriyle yazılmış sade bir Anadolu dili  

Konu: bitki ve baharata dayalı tedavi yöntemleri

20 Aralık Salı 2022 tarihinde Konya Yazma Eserler Kütüphanesine vardım.

Önceden kütüphane müdürü Sayın Bekir Şahin beyden randevu almıştım.

Sayın müdürüme yanımda yayımlanmış olan eserlerimden bir koleksiyonu da götürdüm.

Kendilerine yakın alakaları için teşekkür ediyorum.

Daha önce yazdığım gibi Beşir Çelebi adlı büyük Türk hekimi Karamanlı olup Mecmûatü’l-Fevâid adında dev bir tıp kitabı yazmıştır.

Bu kitabın son yıllarda üç nüshası tespit edilmiştir.

En kapsamlısı Paris Milli Kütüphanesinde aslı bulunan ve Ankara Tıp Fakültesinde dijital kopyası yer alan nüshadır ki büyük boy 560 sayfadan meydana gelir.

Bu en kapsamlı nüshayı günümüz Türkçesine çevirdiğimi 2021 yılı sonunda açıklamıştır.

Bu eserin dijital kopyasını bana tevdi eden hocalarımdan merhum Prof. Dr. İbrahim Ceylan ikinci bir emre kadar konuyu kapatmamı söyledi ve biz de kapattık.

Ancak, Karamanoğulları Devletinin yetiştirdiği bu büyük hekimin bu büyük eserinin izini sürmeye devam ettim. Bundan amacımız bu büyük eseri günümüz Türkçesiyle Türk – İslam dünyasına armağan etmektir. Böylece Karamanoğulları devletinin başkenti Konya iken yazılan bu eserin onların ilme, fenne ve İslam’a ne kadar önem verdiklerine şehadet edecektir.

Mecmuâtü'l-Fevâid Karaman Nüshası İncelemesi 

Bu iz sürümünde son derece önemli iki durumla karşılaştık. Bu iki durumdan B planımız olacak olanın açıklamasını daha sonraya bırakarak C planımızı açıklıyorum.

C planımız Beşir Çelebi – Mecmuâtü’l-Fevâid / Karaman Nüshasıdır.

Bu nüsha Mehmet bin Hüseyin tarafından 1580 yılında istinsah / kopya edilmiştir.

Beşir Çelebi hekimimizin Mecmûatü’l-Fevâid adlı eserinin bu ikinci nüshası Konya Yazma Eserler Kütüphanesindedir. İşte başta da ifade ettiğim gibi bu eserin tamamını Konya Yazma Eserler Kütüphanesinden dijital kopya olarak aldım. Müdürümüz Sayın Bekir Şahin Bey bütün eserlerin dijital kopyalarının araştırmacılara ücretsiz verildiğini söylediler.

Bir araştırma formu doldurduktan sonra okuma salonundaki yetkili USB’me eserin kapakları da dâhil tamamını 114 resim halinde yükledi.

114 resim ikişer sayfa olduğundan 228 sayfalık bir eser olduğu ortaya çıkar. Sekiz sayfası kapaklar ve boşluklar sayılmazsa 220 sayfalık, Beşir Çelebi hekimimizin Mecmûatü’l-Fevâid adlı eseri şu anda bilgisayarımda çevrilmek üzere hazırdır.

Hazır önüme almışken Beşir Çelebi hekimimizin Mecmûatü’l-Fevâid kitabının Karaman nüshasını her bakımdan size şöyle tanıtayım istedim:

Beşir Çelebi – Mecmuâtü’l-Fevâid / Karaman Nüshası

Araştırmacıların bu eserin kopyasını Konya Yazma Eserler Kütüphanesinden alabilmek için Karaman Müzesi E 106 kod numarasını söylemeleri kâfidir.

Ön, arka ve sırt kapak kısımlarında her hangi bir yazı görülmüyor.

114 varak yani çift sayfadan oluşan eserin ilk varağının başında, Latin harfleriyle “Müze Kopya No 361 E 106” denmektedir.

İlk varağın birinci sayfasında “Borcumuzun yekûnu 1170” dedikten sonra bu borcun dağılımı verilmektedir. Sanırım baştaki boş sayfalar birisi tarafından bu şekilde değerlendirilmiştir.

İlk varağın ikinci sayfasında ise bazı beyitler yer almaktadır işte onlardan ikisi:

Muhabbet bir belâ şeydir giriftar olmayan bilmez,

Cefayı görmeyen âşık sefanın kabrini / kadrini bilmez.

 

Ya Rab ne günah işledim mihnet bana yar oldu

Şu fena dünya hep başıma dar oldu.

Mecmuâtü'l-Fevâid Karaman Nüshası İncelemesi 

Arapça ve Osmanlıca eserlerde ilk sayfalarda genelde yazarın, tertip edenin ve eserin kimliği verilir.

Beşir Çelebi hekimimizin Mecmûatü’l-Fevâid kitabının Karaman nüshasının ilk sayfası da buna tipik bir örnektir:

“Besmele, Allaha cc hamt ve resulüyle ashabına ehli beytine duadan sonra. Değerli okuyucu bil ki her şey Allah’ın başarmayı nasip etmesine bağlıdır.

Bu terkipler ve eczalar kaleme alındı, doğu illerinden Karamana gelen bu düşkün kul Karamanoğlu’nun yüce emri ile, değerli üstat Beşir Çelebi’nin derin düşünme gücü ve engin kabiliyetinden neşet eden, denenmiş, faydası görülmüş, zararı görülmeyen bir çok terkipler meydana getirmiştir. Beşir Çelebi bu mecmuaya “et-Tıbbü lil’mülûk / krallar – padişahlar için tıp” demiştir.

Beşir Çelebi bu terkipler topluluğunu Karamanoğlu’nun yüce emriyle  Mecmûatü’l-Fevâid adında bir eserde bir araya getirdi. Bu eserde devaları 14 bap üzere tasnif etti. Allah her babın terkiplerinden ilgili hastalara faydalanmayı nasip etsin, inşallah!”

Görüldüğü gibi Paris nüshasında otuz olan bap, burada on dörde düşmüştür. Zaten bu nüsha da Paris nüshasının dörtte biri kadardır.

İsterseniz 14 babın adlarını da verelim:

1- Macunlar 2- Ferahlatıcılar 3- Cevarişler 4- Tutyalar 5- müshiller 6- Haplar

7- Merhemler 8- Yağlar 9- Yakılar 10- Bandajlar 11- İçecekler

12- Pansumanlar 13- Şurup ve toz ilaçlar 14- Her tür terkip ilmi

 

Bu 14 baba baktığımızda Paris nüshasında yer alan madeni ve hayvani deva kaynaklarının, cinsel içerikli bapların, tılsımların yer almadığını görürüz.

Ayrıca Ömer oğlu Melik Eşref ‘e ait Arapça ibareli tıbbi terimleri, ölçüleri, tartıları ve analizleri içeren kısımla Hacı Zelnel Attar namıyla bilinen Ensari Hüseyin oğlu Ali’nin “Türk, Arap, Acem, Süryani ve Yunan kaynaklarında deva – ilaç adları” isimli alfabetik risalesi yer almamaktadır.

Paris nüshasında sayfa 30 satır, bunda ise 15 satırdır, kenar notları da bulunmamaktadır. Karaman nüshasında Müslüman ve antik Grek hekimlerinden ve eserlerinden örnekler yoktur.

Kısaca, Beşir Çelebi’nin dev eseri, kendisinden 150 sene sonra bir başkası tarafından, sadece halka günlük ağrı, romatizmal sızı, ve diğer marazlarında şifa olacak bitkisel ve baharata dayalı terkipler seçilerek bir eser meydana getirilmiştir.

Mecmuâtü'l-Fevâid Karaman Nüshası İncelemesi 

Karaman nüshasının 33. Varağının ikinci sayfasında şöyle yazmaktadır:

“Bu nüshanın yazımı, aciz kul, Mehmet oğlu Hüseyin hattıyla 20 Şevval 986 / 20 Aralık 1578 tarihinde tamamlanmıştır.”

En son varak olan 106. Varağın birinci sayfasında eser bitmiş olsa da terkiplerin içeriğinden henüz bitmediği ama burada bırakıldığı anlaşılıyor. İşte buna tanıklık eden son sayfanın son cümlesi:

Bap dördüncü, basur marazında istimal olunan şerbetleri bildirir. Encibar şerbeti: em’âya kuvvet eyler, ve efvâh-i uruk kanın ve bevasir…

Bu varağın ikinci sayfasına Latin harfleriyle şu not düşülmüştür:

Mecmuatü’l-fevaid adlı bu kopya, diyar-ı şarktan Karaman vilayetine gelip Karamanoğlu emr-i şerifi ile âlim Beşir Çelebi’nin 14 bap üzere yazdığı eseri Mehmet oğlu Hüseyin kopyasıdır.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here