Samsun’da dün saldırıya uğrayan ‘Onur Heykeli’nin hikayesi!

0
34

Viyana’dan gelen Samsun’daki Onur Anıtının hikayesi…

Atatürk’e olan sevgi ve minnet duygularını ifade etmek için dünyanın en güzel heykellerinden birisini Samsun’a ayak bastığı yere dikilmesi fikri dönemin Samsun Valisi Kâzım Paşa tarafından ortaya atılmıştı.

Samsun'da dün saldırıya uğrayan 'Onur Heykeli'nin hikayesi!

Samsun’un simgesi sayılan bronz Atatürk heykeli, Samsun halkının adına, daha önce Ankara Zafer Anıtı’nın inşası için açılan yarışmayı kazanan Avusturyalı heykeltıraş H. Kriphel’e 1927 yılında sipariş edildi. 1931 yılında Viyana’daki Vereinigte Metallwerke dökümhanesinde yaptırıldı.

Döküm aşamasından sonra temizlik ve rötuş işlemleri için dökümhanede birleştirilen anıt bu işlemlerin de tamamlanmasının ardından tekrar sökülerek her bir parça ayrı ayrı sandıklanmıştır.

Hamburg’dan Deutsche Levante-Linie kumpanyasının Nicea vapuru ile taşınan anıtın parçaları 15 Ekim 1931 tarihinde Samsun’a ulaşır. Gümrüğe takılsa da devreye giren Hükümet gümrük vergisini bütçeden karşılar.

Avusturyalı bir mühendisin de yardımıyla 29 Ekim 1931 tarihinde heykel daha önceden hazırlanan kaideye monte edilir.

Anıtın resmî açılış töreninin Birinci İnönü Muharebesi zaferinin yıl dönümü olan 10 Ocak 1932 tarihinde yapılması düşünülse de hazırlıkların tamamlanamaması nedeniyle 15 Ocak’ta büyük bir törenle açılışı yapılır.
Bandonun İstiklâl Marşı’nı çalmasının ardından öncelikle Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in gönderdiği şu telgraf okunmuştur:

“Salim Bey, Samsun Valisi
Muhterem Samsun halkının şahsıma karşı besledikleri asil duyguların kıymetli bir tezahürünü bildiren telgrafınızdan pek mütehassıs oldum. Teşekkür, muhabbet ve selamlarımın halka arzını rica ederim.”

Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal

4,75 metre yüksekliğindeki tunçtan yapılma atlı heykel tüm Atatürk heykelleri arasındaki en devingen ve iddialı heykellerden biridir. Heykeltıraş Aylin Tekiner’in değerlendirmesine göre ritim ve denge yönünden de oldukça tatmin edici olan heykelde hareketlilik, gerilim ve devinim son derece dengelidir.
Heykelde Mustafa Kemal mareşal üniformasıyla şaha kalkmış bir at üzerinde savaş komuta eder hâlde betimlenmiştir. Üst vücudu sol tarafa, yüzü ise sağ tarafa bakan Mustafa Kemal sol eliyle atın dizginlerini tutarken sağ eliyle de kılıcının kabzasını kavramış kılıcı çekmek üzeredir ve kıyafeti de beden hareketini yansıtacak biçimde üzerine oturmuştur. Kılıcın boyu dönem subaylarının kullandığı kılıç olmayıp çok uzundur.
Yüz kompozisyonu ise gençlik yıllarını anımsatır şekilde çalışılmıştır. Heykel kaideye atın arka iki ayağı ve kuyruğu ile dayanmaktadır. Atın bu dengeli duruşu heykelin devingenliğini de güçlendirmektedir.
Yine Tekiner’e göre şaha kalmış olan atın hareketi ileri atılma hırsını, meydan okumayı ve kahramanlığı yansıtmakta; Mustafa Kemal’in atın dizginlerini tutmaya çalışması bağımsızlık için sabırsızlanan halkı soğukkanlılığa çağırmaya, dizginlere hakim oluşu da gücünü ve becerisini yansıtmaktadır.

Krippel de yaptığı açılış konuşmasında heykel kompozisyonunu “gururlu bir şekilde batıya ve çok uzaklara dikilen bakışları azim dolu gözleriyle, şahlanan atın üzerinde Gazi Mustafa Kemal dimdik bir şekilde oturuyor. Bu oturuşta korkusuzluk, kolun kılıca uzanışında ise Türklüğün gücü vardır.” şeklinde açıklamıştır….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here