Sgk Müdürlüğünde Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı

0
452

29.11 2017- SGK Merkez Müdürlüğünde Mali Müşavirlerle Kayıtdışı istihdam -sigortalılığın önemi
ve Sahte sigortalılık hakkında toplantı yapıldı. Muhammet Söyler'in toplantıda yaptığı konuşma;
Bugün sizlerle Kayıt dışı istihdam, sigortalılığın önemi , Sosyal güvenlik hizmetlerinin kalitesinin
artırılması , ilçemizde sosyal güvenlik konularıyla ilgili bilgilerimizi paylaşmak amacıyla bir araya gelmek
istedik.
İlçemizin Değerli Mali Müşavirleri öncelikle davetimize icabet ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı
teşekkürlerimi sunarım.
Bilindiği üzere paydaşlarımız olan vatandaşlarımızla kurumumuz arasındaki irtibatı sağlama
noktasında siz mali müşavirlere önemli görevler düşmekte ve yasalarla mali müşavirlere bazı sorumluluklar
yüklenmektedir. Bu sorumluluklar çerçevesinden bakıldığında mali Müşavirlik mesleği birçok kurumda
olduğu gibi vatandaşlarla Sosyal Güvenlik Kurumu arasında köprü görevi üstlenmektedir.
Bildiğiniz gibi sosyal güvenlik; bireylerin tüm yaşamları boyunca karşılaşabilecekleri mesleki,
fizyolojik ve sosyo-ekonomik risklere karşı güvence sağlayarak koruyan politika ve sistemler bütünüdür.
Devlet tarafından idare edilen sosyal güvenlik sistemi, vatandaşlara hayatları boyunca sağlık hizmeti
vermeyi ve asgari bir gelir düzeyi sağlamayı ve kişilerin yaşlılık, hastalık, malullük, işsizlik, iş kazaları gibi
çeşitli nedenlerle çalışamadıkları dönemlerde onları korumayı ve bu risklerden doğan zararları gidermeyi
amaçlayan sistemdir.
Ülkemizde sosyal güvenlik, anayasal bir hak olarak Anayasa’nın 60’ıncı maddesinde yer alan
“Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve
teşkilatı kurar” hükmü ile güvence altına alınmıştır. Çalışanların sosyal güvenlik sistemine dahil olmaları
hak ve aynı zamanda bir yükümlülüktür. Çalışmaya başlayan herkes kanunen mutlaka sosyal güvenlik
sistemine dâhil olmak zorundadır. Çalışanlar kanunen bu hakkın yerine getirilip getirilmediğini işverenden
isteme hakkına ve yerine getirilmediği takdirde de yasal yollara başvurma hakkına sahiptir. İşverenler
açısından da; gerek kendisini gerek yanında çalıştırdığı kişileri sosyal güvenlik kurumuna bildirmek
zorundadır.
Sosyal güvenliğin bu derece önemli ve öncelikli olmasına rağmen, maalesef vatandaşlarımızın bir
kısmının sosyal güvencesi bulunmamaktadır. Bazı vatandaşların bu şekilde sosyal güvenlik şemsiyesi
koruması dışında olmalarının nedeni ise “kayıt dışı istihdam” olgusudur.
İşveren açısından haksız rekabet çalışanlar açısından hakkının gasp edilmesine neden olan kayıt dışılık,
sürdürülebilir ekonomiyi ve sosyal güvenliği de sekteye uğratmaktadır.
Peki; kayıt dışı istihdam nedir? Tanımına bakacak olursak kısaca; çalışan kişilerin çalışma
günlerinin ve kazançlarının Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi veya eksik bildirilmesi kayıt dışı
istihdam olarak adlandırılabilir. Yani sigortasız işçi çalıştırma durumunda olduğu gibi, çalışma sürelerinin
veya ödenen ücretlerin eksik bildirilmesi de kayıt dışı istihdam olarak değerlendirilmektedir.
Kayıt dışı istihdamın toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde birçok olumsuz etkisi bulunmakta,
hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır.
Sigortasız çalışan kişiler, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kapsamında
sağlanan birçok yardımdan yararlanamamakta; emeklilik, malullük aylığı, iş göremezlik ödenek ve gelirleri,
işsizlik ödeneği, kıdem ve ihbar tazminatları gibi çalışanlara sağlanan bir çok yasal haktan mahrum
kalmaktadırlar. Ayrıca bu şekilde çalışanların sadece kendileri değil, aile bireyleri de ölüm aylığı, iş
göremezlik geliri gibi haklardan yararlanamayarak mağdur olmaktadırlar.
İşverenler açısından baktığımızda ise kayıt dışı istihdam; büyük ölçüde haksız
rekabete neden olmakta ve ekonomik işleyişi olumsuz etkilemektedir. Ayrıca kayıt dışı istihdama
başvuran işletmelerin yapılan denetimler ve tespitler sonucu yüksek tutarlarda idari para cezasıyla
karşılaşma veya işyerlerinin kapanması riski mevcuttur. Örneğin sadece 1 işçiyi 1 ay süreyle
sigortasız çalıştırdığı tespit edilen işverenin ödeyeceği idari para cezası ve prim miktarı yaklaşık 7.250
TL’dir. Yapılan tespitte işçinin sigortasız çalıştırıldığı süre 6 ay ise bu tutar yaklaşık 26.750 TL, 1 yıl
ise yaklaşık 50.000 TL olmaktadır. (2016 yılı için). Ayrıca bu işyerleri 1 yıl boyunca herhangi bir
teşvikten de yararlanamamaktadır.
Kayıt dışı istihdamın kamu yönetimi yani devlet açısından da oldukça olumsuz etkileri söz konusudur.
Önemli ölçüde prim ve vergi kaybına neden olmakta, çalışan-emekli dengesini bozarak sosyal güvenliğin
sürdürülebilirliğini tehdit etmekte, gelir dağılımı ve kaynak dağılımında etkinliğin bozulmasına neden
olmaktadır.
Kayıt dışı istihdamla mücadelede yapılan çalışmalar ile Türkiye önemli bir mesafe kat etmiştir. 2002
yılında %52’ler seviyelerinde olan kayıt dışı istihdam oranı yapılan çalışmalar neticesinde bugün 34’lere
kadar düşürülmüştür. Bugün Türkiye’de 2016 yılı Ağustos ayı verilerine göre kayıt dışı istihdamın, yani
sigortasız çalışanların oranı %34,62, tarım sektöründe ise bu oran 83,23’dir.
Peki biz bu konuda neler yapıyoruz?
Kurum olarak kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında uyguladığımız beş önemli politikadan biraz
bahsetmek istiyorum sizlere. Kayıt dışı istihdamın makul seviyelere indirilmesi için Kurumumuzca
yürütülen çalışımalar bu beş strateji çerçevesinde yürütülmektedir.
Bunlar;
 Sosyal güvenlik hizmetlerinin kalitesinin artırılması
 Kurumlar arası bilgi ve veri paylaşımı ile yapılan çapraz denetim çalışmaları,
 Denetim sisteminin daha etkin hale getirilmesi,
 Teşvik uygulamalar ve
 Sosyal güvenlik konularında yapılan bilgilendirme çalışmalarıdır.
Bu çerçevede; yürüttüğümüz işlemlerin çoğunu elektronik ortama aktarıp işlem süreçlerini kısaltarak
bürokrasiyi ve kırtasiyeciliği olabildiğince azalttık. Ayrıca Sosyal Güvenlik Merkezlerinin de sayısı
günden güne artmakta, daha kolay erişilebilir bir sosyal güvenlik sisteminin adımlarını atmaktayız.
Bu konuda yürüttüğümüz ikinci stratejimiz kurumlar arası veri paylaşımı sistemidir. Bankaların, diğer
kamu kurum ve kuruluşların vatandaş ile yaptıkları işlemlerde kişilerin mesleki bilgilerine yönelik veriler
toplamakta ve bunlar periyodik olarak Kurumumuza göndermektedir. Toplanan veriler il müdürlüklerimiz
bünyesinde kurulan “Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele (KADİM) Servisleri” vasıtasıyla titizlikle kontrol
edilmekte ve bu sayede sigortasız çalışanlar herhangi bir denetime gerek kalmadan kolayca tespit
edilebilmektedir. Bu kapsamda: 14 bakanlık ile 3 farklı kurum tarafından yapılan yaklaşık 100 işleme
ilişkin işlem yaptıran kişilerin “T.C. kimlik numaraları” ile birlikte “mesleki bilgileri” alınarak, sigortalılık
kontrolleri yapılmaktadır.
Diğer taraftan Reformla birlikte Kurum olarak denetimde öncelikle rehberlik anlayışını benimsedik.
Denetim yapılmadan önce yazılan bilgilendirme yazıları ile hakların ve yükümlüklerin işverenlere
hatırlatılması yani işverenlere rehberlik edilmesi kayıt dışı istihdamla mücadele konusunda önemli adım
oldu.
Bildiğiniz gibi Sosyal Güvenlik Kurumu olarak ; sigortasız işçi çalıştırmanın en büyük
sebeplerinden bir tanesi işverenlerce işçi için katlandıkları vergi ve sigorta prim maliyetleridir. Bu
kapsamda da özellikle işverenlerin üzerindeki mali yükü azaltmak ve primini tam ve düzenli ödeyen
işverenleri desteklemek amacıyla 5 Puan Prim Teşviki, Kalkınmada Öncelikli İllerde İstihdamın Teşviki,
Kadın ve Genç İstihdamının Teşviki, İşsizlik Ödeneği Alanları İstihdamının Teşviki, Özürlü İstihdamı
Teşviki gibi birçok prim indiriminin yürütümünü yapıyoruz. Uygulanan teşviklerle hem işverenleri daha
fazla işçiyi sigortalama yoluna itmeyi hem de dezavantajlı bazı kesimlere de istihdam olanağı sağlanmasını
amaçlamaktayız.
Kayıt dışı istihdamla mücadele noktasında en çok önem verdiğimiz çalışmalardan biri de
bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarıdır. Bu kapsamda afişlerin sergilenmesi, bilgilendirici
broşürlerin dağıtılması ve reklam filmlerinin oynatılması, bilgilendirici toplantı-seminerlerin
gerçekleştirilmesi gibi faaliyetler rutin olarak yürüttüğümüz işlerdendir.
Ülkemizde üç tür kayıt dışı çalışma olduğundan söz etmiştik. Kurumumuzun uzun yıllardır
mücadele ettiği kayıt dışı istihdamın ortaya çıkış türlerinden bir tanesi de çalışanların elde ettikleri
kazançların Kurumumuza eksik bildirilmesidir. Özellikle mavi yakalı olarak ifade ettiğimiz kalifiye meslek
mensubu olan ve yüksek seviyelerde ücret alan sigortalıların ücretlerinin eksik bildirilmesini engellemek
için, meslek kodu uygulamasını hayata geçirdik. Ayrıca ücretlerin eksik bildiriminin önlenmesi
kapsamında, 5 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde ücretlerin bankalar kanalıyla ödenmesini 2016
yılında zorunlu hale getirdik.
Kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında yapılan çalışmaların tatbikî henüz bitmiş değil. Kayıt dışı
istihdamın azaltılarak 2023 yılında tarım dışında %15’e indirilmesi için, Kurum olarak yoğun bir şekilde
çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Kayıt dışı istihdam ülke olarak hepimizin sorunu ve sosyal güvenliğin sürdürülebilirliğini olumsuz
etkilemekte, gelecek kuşakları da tehlikeye sokmaktadır. Bugün Türkiye’de iki kişi bir emekliyi finanse
etmektedir. Bu da çalışan ve işveren üzerindeki yükleri git gide artırmaktadır. Kayıtlı çalışan sayısının
artırılması sosyal güvenliğin sürdürülebilirliğine katkıda bulunacak, aynı zamanda güvencesiz yaşayan
birçok insanın geleceğe güvenle bakmasını sağlayacaktır. Bu sorunla tek başına Sosyal Güvenlik
Kurumunun mücadelesi yeterli değil, diğer kurumların, sivil toplum örgütleri başta olmak üzere ilgili tüm
kesimlerin desteği büyük önem arz etmektedir.
Bugün burada olduğunuz ve desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyor, hepinizi şahsım ve Kurumum adına
saygıyla selamlıyorum.
Muhammet SÖYLER
Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü

Önceki İçerikSütün İçine Sarımsak Atıp İçin
Sonraki İçerikZehir Tacirlarine Jandarmadan Darbe

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here