ERMENEKLİ İSMİHANİ HANIM
Büyük Kemros Mahallesi sakinlerinden (Kemros-i Kebir) Nakibü’l-Eşraf Mehmet Emin Efendinin hanımıydı

Ermenek’in Tarihi Mirası: İsmihani Hanım ve İsmihani Mescidi
Ermenek’in köklü geçmişi, sadece taş binalar ve doğal güzelliklerden ibaret değil; aynı zamanda bu coğrafyada yaşamış, iz bırakmış hayırsever hanımefendilerin hikâyeleriyle de şekillenmiştir. Bugün, Osmanlı arşivlerinin tozlu raflarından günümüze ışık tutan, Ermenekli bir hayırseverin, İsmihani Hanım’ın ve onun inşa ettirdiği mescidin hikâyesini sizlerle paylaşıyoruz.
İsmihani Hanım Kimdir?
İsmihani Hanım, Ermenek’in tarihi dokusunda önemli bir yere sahip olan Büyük Kemros (Kemros-i Kebir) Mahallesi sakinlerindendi. Kendisi, Nakibü’l-Eşraf Mehmet Emin Efendi’nin kıymetli eşiydi. Eşinin vefatının ardından, mirastan kendisine düşen arsa üzerinde büyük bir fedakârlık örneği sergileyerek, kendi imkânlarıyla bir mescit inşa ettirdi. Tarihe "İsmihani Mescidi" olarak geçen bu yapı, mahalle halkının ibadet ihtiyacını karşılamak amacıyla uzun yıllar hizmet vermiştir.
Bir Hayırseverin Azmi: Cuma Beratı ve İmam Tayini
İsmihani Mescidi, özellikle Ramazan aylarında fahri imamların görevlendirilmesiyle halkın manevi ihtiyaçlarına cevap veriyordu. Ancak zamanla, kışın zorlu hava koşulları ve mesafeler nedeniyle halk, diğer camilere gitmekte büyük güçlük çekmeye başladı. Ermenekli vatandaşların yaşadığı bu mağduriyet, İsmihani Hanım’ın harekete geçmesine neden oldu.
İsmihani Hanım, mescide bir minber konulması ve resmî bir imam-hatip tayin edilmesi talebiyle dönemin Osmanlı yönetimine başvurdu. 7 Ocak 1836 tarihinde, II. Mahmut döneminde, bu talep olumlu karşılandı ve mescide minber konularak Cuma ve bayram namazlarının kılınmasına izin veren Berat-ı Alişan gönderildi.
Arşiv Belgeleri Işığında Tarihi Süreç
Ermenek Kadısı Seyyid Muhammed’in kaleminden çıkan ve Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'nde (B.O.A HAT 1594-40-1-1) kayıtlı olan bu tarihi yazışma, dönemin sosyal hayatına dair önemli ipuçları vermektedir. Belgenin günümüz Türkçesiyle özeti şöyledir:
- Dilekçenin Özü: İsmihani Hanım, mahallesinde Cuma ve bayram namazı kılınabilecek bir caminin olmaması nedeniyle halkın kış ve yaz aylarında büyük zahmet çektiğini belirterek, mescidine minber konulmasını arz etmiştir.
- Kadının Onayı: Ermenek Kadısı, mescidin genişliğinin minber konulmasına müsait olduğunu ve Seyyid Abdurrahman Halife’nin imamlık görevine uygun bir kişi olduğunu tasdik etmiştir.
- Devletin Kararı: Padişah II. Mahmut, bu talebi uygun görerek İsmihani Mescidi’ne resmî statü kazandırmıştır.
Ermenek Tarihine Dair Önemli Sorular
Bu kıymetli belgenin ışığında, Ermenek’in yerel tarihini daha iyi anlayabilmek adına araştırmalarımızı derinleştiriyoruz. Ancak bazı noktalar hâlâ aydınlatılmayı bekliyor:
- İsmihani Mescidi’nin İzleri: Ermenek’in bugünkü yerleşim düzeninde veya tapu kayıtlarında, bu mescide dair herhangi bir kalıntıya, vakıf kaydına veya sözlü kültürde bir bilgiye rastlayan var mı?
- Kemros Mahalleleri: Kayıtlarda geçen "Büyük Kemros" ve "Küçük Kemros" mahalleleri, bugün Ermenek’te hangi bölgeye tekabül ediyor? Kemros, Kimeros veya Kemeros olarak adlandırılan bu yerleşimin kökeni hakkında elinde bilgi olan hemşerilerimizin desteğini bekliyoruz.
Ermenek’in geçmişini beraber aydınlatmak, kültürel mirasımıza sahip çıkmak adına bu tür tarihî belgeler çok değerlidir. Eğer bu konuda herhangi bir bilgiye, hatıraya veya belgeye sahipseniz, lütfen bizimle iletişime geçin.