Başöğretmenlik Yaşamındaki Esas İdealdi

Yine geldik bir 24 Kasım’a. Herkes yine öğretmenler gününü kutlayacak, Atatürk’ün ‘’Yeni nesil sizin eseriniz olacak!” sözünü paylaşacaktır. Ben bu duruma daha farklı bir yaklaşım getirmek istiyorum.

Atatürk bize çocukluğumuzdan beri büyük komutan, büyük lider, yüzyılın dâhisi gibi argümanlarla anlatıldı.  Hatta bu durum Atatürk karşıtı cenah tarafından putperestlik gibi yorumlardır. Evet Atatürk büyük bir liderdi ama Atatürk eğitime, kitaba, kültüre önem veren bir liderdi. Çocukluğundan beri iki kuruştan birini kitaba ayırarak 4000’e yakın kitap okuyan da oydu; “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür” diyende; “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” diyen de oydu.  Biz Atatürk’ü Atatürk yapan değerleri tam aşılamadan Atatürk’ü sadece büyük lider, büyük komutan diyemeyiz. Önce bunları ele almamız gerekir.

Atatürk’ün eğitime bakışı ilkokul çağlarında başlar. Mahalle mektebinden Şemsi Paşa okuluna gitmesi bunun ilk örneğidir. O okulda eğitimin evrensel değerlerde olduğu görmüştür. Gençlik dönemine geldiğimizde Fransız aydınlanmasından etkilenen biri olarak hem Avrupa felsefesini incelemiş ve bir Türk subayı olarak da milli değerlerimizin dünya konjonktürüne nasıl kabul ettirebileceği üzerine çalışmaya başlamıştır. Askerlik dönemine geldiğimizde ise ilk olarak gönderildiği Suriye cephesinde kurdukları Hürriyet ve İtilaf Cemiyeti’nin eğitim kolu başkanlığını üstlenmiştir. Dahası Çanakkale’de Latin harflerinin ilk çalışmalarını yapmış ve komutanlık yaptığı bütün savaşlarda okumayı ve yazmayı ihmal etmemiştir. TBMM açıldıktan sonra savaşın en kritik anı olan Yunanlıların Ankara’yı ele geçirme ihtimalinin arttığı zamanlarda Maarif Kongresi’ni organize ederek yurttaki öğretmenleri bir araya getirmiştir. Yine yenildiğimiz Kütahya- Eskişehir Savaşı’ndan sonra Ankara’da Etnografya Müzesi’nin hazırlıklarının yapılmasını isteyerek kültür adına ilk adımı atmıştır. Savaş kazanıldıktan sonra yabancı gazetecilerin “ Bundan sonra ne olmak istiyorsunuz?” sorusuna ise “Maarif vekili olacağım.” yanıtını vermiştir. Cumhuriyet ilanından sonra ise yabancılar Atatürk ile diyalog kurmanın yolunun kültür ve eğitim üzerinden geçtiğini görmüştür.  Ayrıca, ömrünün çoğunu savaşlarda geçirmiş birinin askerliği sanki hobi gibi yapıyor görünmesi ne kadar garip değil mi?  İlerleyen yıllarda askerliği de kültüre hizmet olarak yaptığını söyleyecek, askerlikte cepheden cepheye koştuğu gibi yurtta da şehir şehir gezerek eğitim seferberliğine devam edecektir. O’na sorarsanız en sevdiği resmi nedir diye; Latin harflerini öğretirken kara tahta önündeki fotoğrafı olduğunu söyleyecektir. Bu arada “Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözüne de gelince doğrudur ama eksiktir. Esas bu cümleden sonrası önemlidir. “Yeni nesil sizlerin yaptığı fedakarlık ölçüsünde başarıya kavuşacaktır.” der.

Son olarak, bütün bunları söylemeden, örnek almadan, hayatımıza yansıtmadan Ata’nın yüceliğinden bahsetmek bence ona yapılmış en büyük haksızlıklardan biri olur. Onun için bu 24 Kasım’da Ata’nın eğitimci yönünü çok daha iyi vurgulayarak yeni nesile Atatürk sevgisini aşılayalım.

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Eklenenler

author

Emma Hayes

There I was in a hot yoga studio with plenty of bright natural light and bending myself into pretzel like positions for the very first time.

instagram