ERMENEK VE ERMENEKLİ DEDİKLERİ 2

0
146

(Doktor Mehmet Sönmez’in ERMENEK VE ERMENEKLİ DEDİKLERİ yazısının 2. bölümü)

Gençlerimiz unutmasınlar ki tekrar söylüyorum, bizim karnımız kağıtla doymaktadır. Netice olarak aziz Ermenekliler Ermenekli olmanın hem derin bir gururu ve onuru ve bu ölçüde de icapları vardır.

Bu icapları yerine getirerek Ermenek’e olan borçlarımızı ödemeliyiz.

Aziz Ermenekliler Ermenek’in bize verdiği bu onur ve gurur dışında bu güzel vatan parçasının yıllarca nimetlerini tatmış, tekke pınarının, pir pınarın süt pınarının buz gibi sularını içmiş, tadına doyum olmayan eğriminin (domates) buz gibi batırmasını, bal yemişini, darı kapamasını yemiş, karlı dağlarında, yeşil bağlarında hayatın zevklerini tatmış ulu pelitin gölgesinde dinlenmiş, yarım düzine insanın kulaçlarını birleştirerek kavuşturamadığı anıt ağaçların azametini seyretmiş ve Nazım Hikmet’in “Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” dediği olayı bizzat yaşamış insanlarız.

Binlerce ağacın birbirine hiç zarar vermeden bir arada kardeşçe yaşadığını güneşten nasiplerini almak için hep birlikte göklere yükseldiğini adeta insanlara ders verir gibi yüksekten baktıklarını görmüş olan sizlerden biriyim. Yaşamım boyunca izlenimlerimi, gördüklerimi sizlerle paylaşmak isterim: Bozdağ’ın göbek taşından alemi seyrettim. Göksu vadisinin doyumsuz güzelliklerini görmüş birinizim. Çoban çeşmelerinde susuzluğumu giderdim ve acaba bu şırıltı bu doyulmaz müzik, bu çeşmelerle bu dağların, ormanların müşterek bir dilimi diye düşünürken şırıltının adeta:

Ne şair yaş döker ne aşık ağlar

Tarihe karışmış eski sevdalar

Beyhude seslenir beyhude çağlar

Bir sola bir sağa çoban çeşmesi

der gibi olduğunu düşündüm, hüzünlendim ve yazan şaire rahmet diledim.

Aziz Ermenekliler, yaşadığım bazı olayları içinizden biri olarak sizlerle paylaşmak istedim ve istiyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz