Ermenek (Germanikapolis) Karamanoğulları Mezarları
Ermenek (Germanikapolis), Karamanoğulları Beyliği'nin önemli merkezlerinden biridir. Yassıkaya Mezarlığı ve Tol Medrese başta olmak üzere Ermenek'teki Karamanoğulları mezarları, beyliğin tarihi mirasını günümüze taşımaktadır.

Ermenek'teki Karamanoğulları Mezarları: Tarihi Miras
Ermenek, antik adıyla Germanikapolis, Karamanoğulları Beyliği'nin önemli merkezlerinden biri olmuş ve beyliğin önde gelen isimlerinin mezarlarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu yazıda Ermenek'teki Karamanoğulları mezarlarını ve burada yatan tarihi şahsiyetleri ele alacağız.
1. Alâeddin Ali Bey (Sarı Alâeddin Bey) – Yassıkaya Mezarlığı
Sultan Alâeddin Halil Mirza Bey'in oğlu olan Alâeddin Ali Bey (1357/1361-1398), Ermenek Yassıkaya Mezarlığı'nda yatmaktadır.
Cesur, azimli ve kahraman bir hükümdar olan Ali Bey, beyliğin başına geçtikten sonra komşularıyla mücadeleye girişti. Osmanlı-Karaman münasebetleri ilk defa onun zamanında başladı. Osmanlı Sultanı I. Murad'ın kızı Melek Hatun'la evlenen Ali Bey, Rumeli'ye ayak basan kayınpederine bir müfreze göndermek suretiyle yardımcı oldu.
Ancak Osmanlıların Rumeli'de göstermiş olduğu başarıları kıskanan Ali Bey, Osmanlılara karşı Eretna Oğulları ve Türkmen beyleri ile ittifak yapmaya başladı (1361). Fakat I. Murad'ın aldığı yerinde tedbirler sayesinde Ali Bey'in bu faaliyeti neticesiz kaldı.
Gorigos (Kız Kalesi) Seferi
Karamanlılar, bir müddet sonra eskiden beri hedefleri olan Gorigos (Kız Kalesi)'a taarruz ettiler. Sahil emirlerinin de daveti üzerine Gorigos'a gelen Ali Bey'in bu hareketinden sonra şehirliler iç kaleye çekilerek şehirdeki Rumlardan iki kişiyi Kıbrıs kralına elçi olarak gönderdiler.
Anadolu sahilinde bir limana ihtiyacı olan Kıbrıs Kralı I. Pierre, bu teklif üzerine hemen bu bölgeye yardımcı kuvvet gönderdi ise de Ayaş ve Alâiye emirleriyle birlikte hareket eden Ali Bey'in bu taarruzu önlenemedi. Bunun üzerine Pierre kendisi harekete geçti, kardeşi Jean'ı da Alâiye'nin zaptına gönderdi. Ancak Karamanlıların teşvikiyle toplanmış olan sahil emirleri Jean'ı mağlup ettiler. Kıbrıs Kralı Pierre, bu kez Avrupa'dan yardım istemek zorunda kaldı.
Memlûk İttifakı ve Gorigos Muhasarası
Bu sırada Memlûklular da Kıbrıslılara karşı bir harekâta hazırlanıyorlardı. Başta Ali Bey olmak üzere Güney Anadolu'daki beylere de mektuplar gönderen Memlûklular, Anadolu beylerinden müspet cevap aldılar. Alâeddin Ali Bey bu ittifaktan sonra, doğrudan doğruya Gorigos'u muhasara etti (1367).
Ali Bey, Kıbrıslıları birçok defa mağlup etmesine rağmen, bu hareketi teşvik eden Moğol kumandanı Yelbuğa Nasirî'nin ölümü ve Memlûklulerin de taarruzdan vazgeçmeleri üzerine Pierre ile bir anlaşma yaparak geri çekilmeye mecbur oldu.
Son Dönem Seferleri
Alâeddin Ali Bey, Gorigos seferinden sonra Hamidoğulları'na ait olan bazı yerleri eline geçirdi. Daha sonra Germiyanoğlu Süleyman Şah'ın topraklarına saldıran Ali Bey, 1375 yılında Kayseri'ye baskın yaparak Eretna hükümdarı Ali Bey'i Sivas'a kaçırmış ve daha sonra da Sivas hükümdarı Kadı Burhaneddin Ahmed ile mücadelelere girişmiştir.
2. Alâeddin (Ebulfeth) Halil Mirza Bey – Sifas Camii
Kerimüddin Karaman Bey'in oğlu olan Alâeddin (Ebulfeth) Halil Mirza Bey (1333-1340/1348), Ermenek Sifas Camii yanındaki mezarda yatmaktaydı. Caminin haziresindeki mezarlar yol genişletmesi sırasında buradan alınarak Güneyyurt (Gargara) Kasım Bey Medresesi Mezarlığı'na götürülmüştür.
İlk Türkçe Kur'an Tefsiri Girişimi
İlk Türkçe Kur'an tefsiri girişimi ve Kur'an-ı Kerim yazımı, 1314 yılında Karamanoğlu Alâeddin (Ebulfeth) Halil Mirza Bey adına bu dönemde gerçekleştirilmiştir. Sifas Camisi minaresinin ilerisinde, cami köşesinde elektrik trafosunun önü mezar yeridir.
Halil Bey, Lârende'de beyliğin başına geçtiği sırada Mahmud Bey'in büyük oğlu Burhaneddin Musa Ermenek'te emir olarak bulunuyordu. Halil Bey hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Ondan sonra İbrahim Bey, ikinci kez Karamanlıların başına geçti. Ancak bu dönem hakkında da kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanılmamaktadır. Onun tahminen 1340 veya biraz önce ölümü üzerine Bedreddin İbrahim yeniden beyliğin başına geçti.
Mezarın Taşınması ve Halil Bahadır Tekkesi
Kerimüddin Karaman Bey'in torunu, Karamanoğulları beylerinden Sultan Bedreddin Mahmut Urumseyyidi Bey'in oğlu "Alâeddin Ebulfeth" Şücaeddin Halil Mirza Bey (beylik yılı 1333-1348), Ermenek Sifas Camii yanındaki mezarda yatmaktayken, caminin haziresindeki mezarlar yol genişletmesi sırasında Ermenek Güneyyurt (Gargara) Kışlacık Mahallesi Dergâh Mezarlığı'na götürülmüştür. Yörede Halil Bahadır Tekkesi/Zaviyesi diye anılır.
Görmel Köprüsü (Alaköprü)
Ermenek merkezine 18 kilometre mesafede Göksu üzerinde olan Görmel Köprüsü (Alaköprü), 706 Hicrî (1306 Miladî) yılında Karamanoğulları beylerinden Mahmut Bey'in oğulları Halil Mirza Bey ile Bedreddin İbrahim Bey'in ortaklaşa saltanat sürdükleri yıllarda yapılmıştır.
Konya Mevlâna Müzesi Kayıtları
Konya Mevlâna Müzesi el yazması kaynağında (Envanter No. 12, 48,5 x 31 cm, Selçuklu, 1314, 801. sayfa) madalyon içerisinde bulunan kitabe kaydında şunlar ifade edilmektedir:
"Bu Kur'an-ı Kerim'i Tanrı onun bereket ve burhanını yüceltsin. Karaman oğlu Mahmut oğlu cihanın asıl soylarından hükümdar ve sultanların kardeşi. İslam ve Müslümanların yardımcısı. Din ve devletin şecaatlısı. Saliklerin, bilginlerin, gazi ve mücahitlerin koruyucusu. Dostu ve sığınağı. Azgın ve inatçıları kahır ve helak eden, hak yolunda çalışan, hudutlar bekçisi, muzaffer, mansur, müeyyet, adaletli, bilgin ve ümeranın büyüklerinden olan Halil'in. Tanrı onun sancaklarını yükseltsin, devletini kuvvetlendirsin, okuması için 714 yılı aylarında, kulların fakiri Yusuf oğlu İsmail, Konya şehrinde yazdı."
3. Hacı Sufi I. Burhaneddin Musa Bey – Tol Medrese
Kerimüddin Karaman Bey'in oğlu olan Hacı Sufi I. Burhaneddin Musa Bey, Ermenek Tol Medrese'deki mezarda yatmaktadır.
Mahmud Bey'in ölümünden sonra büyük oğlu olan Musa Bey, beylik başkenti Lârende'de Karaman Bey'i oldu. Öteki oğlu Yahşi Bey ise kardeşi Musa Bey'e tabi bir emir olarak Konya'da bulunuyordu.
İlhanlı Emir Çoban'ın Anadolu Seferi
Bu sırada Türkiye Selçuklu Devleti'nin çökmesiyle bağımsızlıklarını ilan eden Anadolu beylerini yola getirmek için İlhanlı Beylerbeyi Emir Çoban, kalabalık bir kuvvetle Anadolu'ya geldi ve ilk olarak Konya'yı Karamanoğulları'nın elinden aldı (1314). Emir Çoban daha sonra Karamanlıları takip ederek Lârende'ye kadar gitti ve şehri muhasara ettiyse de bir netice alamadı. Konya emiri olan Yahşi Bey muhtemelen bu muhasarayı müteakip ölmüş olmalıdır (1315).
Lârende ve Ermenek'in Paylaşılması
Musa Bey, hükümdar olduktan sonra Lârende'ye bir imaret ile medrese yaptırdı. Bu sırada kardeşi Bedreddin İbrahim Bey kendisiyle beylik mücadelesine girdi (1318). Memlûk Sultanı Melik Nasır'ın da yardımını alan İbrahim Bey, onun adına hükümdarlığını ilan etti. Bununla birlikte o, hutbe okutup para bastırdı.
Çok geçmeden Memlûklu Sultanı bir kuvvet göndererek beyliğin başkenti olan Lârende'yi Bedreddin İbrahim'e, Ermenek'i de Musa Bey'e verdi (1331). Musa Bey'in 1339'da da Ermenek beyi olduğu, Tol Medresesi kitabesinden anlaşılmaktadır.
Musa Bey, Memlûklularca Ermenek yönetimine getirilişinden sonra durumunu arz için Kahire'ye gitmiş, burada çok iyi karşılanmış, daha sonra hacca gitmiş, dönüşte tekrar Kahire'ye uğramışsa da iyi bir sonuç elde edemeden Ermenek'e dönmüştür.
4. Musa Bey'in Karısı – Tol Medrese
Kerimüddin Karaman Bey'in gelini ve Hacı Sufi I. Burhaneddin Musa Bey'in karısı, Ermenek Tol Medrese'deki mezarda yatmaktadır. Hakkında fazla bir bilgi bulunmamaktadır.
5. Güneri Bey – Tol Medrese
Kerimüddin Karaman Bey'in oğlu ve Hacı Sufi I. Burhaneddin Musa Bey'in kardeşi Güneri Bey (1283-1300), Ermenek Tol Medrese'deki mezarda yatmaktadır.
Ancak kaynaklarda şu bilgi de yer almaktadır: I. Murad'ın kızının torunu olan ve 1406 yılında doğduğu düşünülen II. İbrahim Bey, 58 yıl yaşamış ve yaklaşık 40 yıl tahtta kalmıştır (Öztuna, a.g.e., s. 64).
İncu Hatun Meselesi
Karamanoğlu II. Mehmed Bey'in oğlu olan II. İbrahim Bey'in annesinin adı İncu Hatun'dur. İ. H. Konyalı'nın İncu Hatun'un Mut'taki türbesinde gömülü olduğu tespiti doğru değildir. Zira İncu Hatun onun analığıdır ve Ermenek Tol Medrese'de gömülüdür (Karamanoğulları Hakkında Vesaik-i Mahkuki, Halil Edhem; Mehmed Neşri, a.g.e., s. 771).
Güneri Bey Dönemi
Şemseddin I. Mehmed Bey ve kardeşlerinin öldürülmelerinden sonra beyliğin başına Şemseddin I. Mehmed Bey'in hayatta kalan kardeşi Güneri Bey geçti. Ancak onun zamanında Karamanlılar pek varlık gösteremediler. Zira Moğol-Selçuklu kuvvetleri, Karamanlılar ile iş birliği yapan Türkmenlere karşı acımasız bir yıldırma hareketine başlamışlardı.
Böyle olmakla birlikte Karamanlılar, III. Gıyaseddin Keyhüsrev'in annesiyle anlaşarak emirlik menşurunu aldıktan sonra (1284), Güneri Bey etrafında toparlanmaya başladılar.
Tarsus Seferi ve Selçuklu Mücadeleleri
Bu tarihten sonra Selçuklu ailesi arasındaki saltanat kavgalarına karışan Karaman Beyi Güneri Bey, 1286 yılında Ermeniler elindeki Tarsus üzerine bir sefer yaptı. Güneri Bey'in Tarsus'u yağmalaması üzerine Ermeniler, Karamanoğulları'nı Selçuklulara şikâyet ettiler.
Ayrıca İlhanlı hükümdarının da isteği üzerine Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Mesud, 1288 yılında Lârende ve civarına gelerek burasını tahrip etti. Güneri Bey bu akın sırasında dağlara çekildi ve Sultan Mesud'a karşı muhalefetten vazgeçerek Eşrefoğlu ile beraber Konya'ya gelip sultandan aflarını istediler (1288).
Kısa bir sessizlik döneminden sonra Selçuklu-Karamanlı rekabeti yeniden alevlendi. Lârende'ye giren İlhanlı Geyhatu birçok köyü tahrip etti ve Lârende'yi ateşe verdi. Güneri Bey bu sefer de daha önce olduğu gibi dağlık bölgelerde saklandığı için yakalanamadı. Böylece büyük tahribatın yapıldığı Geyhatu'nun bu seferi de sonuçsuz kaldı.
Güneri Bey, 20 Nisan 1300 tarihinde vefat etti.
Not: Fotoğraflar kısmen internet ortamından alınmıştır.